Edebifikir Buluşması

necipFazil2

 

Edebfikir Haber Ajansı

Edebifikir’in Mostar Gönüllüleri Derneği ile ortak tertip ettiği “Türk Edebiyatı’nda Necip Fazıl Kısakürek’in Yeri” başlıklı konuşma Davut Bayraklı tarafından 16.00’da açıldı.

***

Necip Fazıl Kısakürek’in Büyük Doğu dergisini çıkarmasından, edebiyat dünyasına girişi ve siyasî faaliyetlerinden gazeteciliğine kadar hemen birçok cephesinin söz konusu edildiği sohbet yaklaşık iki saat sürdü.

***

Konuşmada, Necip Fazıl Kısakürek’in Mustafa Yazgan, Sezai Karakoç, Recep Peker, Adnan Menderes, Kadir Mısıroğlu, Mehmet Şevket Eygi, Burhanettin Kaya, Osman Yüksel Serdengeçti, Nazım Hikmet Ran, Orhan Veli Kanık, Çetin Altan gibi isimlerle münasebetine atıf yapıldı.

***

Davut Bayraklı, İbrahim Toruk, Mehmet Erikli, Üstad Muharrem Cezbe, Osman Evrenos ve Fedai Tunca (Başkan) Sezai Karakoç’un Derin Han’daki bürosuna uğradılar. Fedai Başkan ve Muharrem Cezbe Diriliş Yayınları’ndan çıkan bazı eserleri aldılar. Üstad Muharrem Cezbe, aldığı kitaplardan “Var Olma Savaşı”nı Osman’a hediye etti. “Artık külliyatın diğer kitaplarını da sen kendin temin edersin kıymetli evladım.” dedi.

***

Üstad Muharrem Cezbe, Genç Hikâyeci Mehmet Erikli ve “yeni yeni memur” Fedai Başkan; seminerden sonra “tövbekâr” Sulhi Ceylan’la buluşmak üzere rotalarını günahkâr Kadıköy’e çevirdi. Rıhtımdaki sakin bir köşeye çekilip kitap okumakla meşgul Sulhi Ceylan’la akşam ezanı okunmak üzere iken buluştular.

***

Az bir zaman sonra Abdullah Karaca da ekipteki yerini aldı. Abdullah her zamanki gibi konudan konuya atlayarak düzensizlik rekoru kırıyor aynı zamanda aklındaki tüm meseleleri arkadaşlarına anlatmak istiyordu. Daha doğrusu bütün muhayyilesini çocuksu bir masumiyetle evrene bırakıyordu. Abdullah Karaca’nın kadın versiyonunu düşenemiyoruz.

***

Ekip soluklanmak ve Türk Entelijansiyasının son hâlini konuşmak üzere Bahariye caddesindeki merdiven altı Çaykur çay ocağına geçtiler. Ekibin burada oturmasında çay fiyatının bir lira olmasının hiçbir etkisi yoktu.

***

Muharrem Cezbe her zamanki aristokrat tavrıyla “Beni böyle salaş yerlerde oturtmaya utanmıyor musunuz?” demekten kendisini alamadı.

***

Fedai Başkan hâlâ bekârdı. Kendisini kutladık. Büyüyen Türk balkonunu kınadık.

***

Mehmet Erikli çok konuşmadı. Hilmi Yavuz hakkında bir şeyler söyleyecekken Muharrem Cezbe’nin araya girmesi sebebiyle lafı ağzında kaldı. Zira Muharrem Cezbe “Benim olduğum mekânda Hilmi Yavuz‘un ismi geçmez!” deyiverdi.

***

Sulhi Ceylan yine bir sürü kitap almış. Hararetli hararetli ekibe kitapların tanıtımını yaptı. Augustin’in kitabından bir cümle okuyup “Adam Allah’ı çok seviyor” dedi. Sulhi Ceylan’ın bu derviş ayaklarına yatması hep oluyor.

***

Davut Bayraklı her zamanki gibi buluşmaya katılmadı. Hâlâ evlilik hazırlıkları yapıyormuş.

***

Çaylar içilip konular yavaş yavaş bitmeye yüz tutarken Abdullah Karaca hâlâ konuşuyordu. Edebifkir için bir sürü projesi olduğundan dem vuruyordu. Ah bu projelerden sadece birisini hayata geçirseydi de görseydik!

***

Üstad Muharrem Cezbe, Abdullah Karaca’ya kızdı ve “Büyük İslâm İlmihali oku, ondan sonra konuşalım evladım!” diye nasihat etti.

***

Ayrılık vakti geldiğinde yine hüzün gelip ekibin arasına çökmüştü. Her ayrılığın erken bir ayrılık olduğu düşünülüyordu.

 

Edebifikir
okunma sayısı: 609
 » yazar: Edebi Fikir » kategori: » tarih: 13 Mayıs 2013
Sosyal Medya:
Facebook Paylaş