Algı Sapması ve Gece | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
Algı Sapması ve Gece
kategori : Deneme | yazar : Mustafa Çolak | tarih : 2011-12-21 | okunma : 870 | yorum : 6  




          Mustafa Çolak adına endişe duyuyoruz. Metni okuyun siz de fark edeceksiniz.

                                                                                         

Sen! Hayatımın anlamı! Hayatımı anlamlandıran! Çalkantı…

Sen! Küfürbaz nidalarım! Ruhumdan beni uzak kılan! Çalkantı…

Sen! Ruhumun ta kendisi! Ruhunun ta kendisi; ben…

Çalkantımın başlangıcı, ortası, bitişi…

Çalkantıyı bana hissettiren gece!

Hayat? Ruh? İnsan?...

Evet sen! Ya da ben, ne fark eder? Sanadır yazdıklarım.

Şimdi dinle…

Uyku, derin sessizliktir. Ölüm provasıdır. O halde; uykuları kaçan insanın uykusunu kaçıran şey, onu ölümünden uzak kılan şeydir.

Uykunun kaçması, yani; ölümden kaçış… Hayata bir kez daha tutunma isteği. Belki son kez, ama ümit ve heyecanla.

Ümit ve heyecan neşeyi çağrıştırır fakat hayır; hüzünle tutunursun uykun kaçtığında hayata. Oysa hüzün; ölümüne yaklaştırmalıydı seni. Hüzün en çok ölümü seçenlere yakışırdı ya hani... Sen! Evet… Ölüme değil, hayata uyanmayı seçtin… Yine…

Şimdi de uyuyamıyorsun öyle mi? Uykusuzluk ile cezalandırıldığını hissediyorsun. Çünkü sonunda ölüme değil, hayata gözlerini açmak için uyuyorsun. Bu bilgi sıkıyor ruhunu, nefessiz bırakıyor ve uyutmuyor.

Öyleyse sen! Sağ elin ölüm, sol elin yaşam ile çivilenerek çarmıha gerilen! Acıdan haz almaya kalkma sakın; haz veriyorsa o acı değildir. Ya da acınla böbürlenmeyesin; sonunda büyükleniyorsan da o acı değildir. Acıya takılıp kalma da düşün; çivilerini çakan kim?

Senin seçimin ne ölüm, ne de yaşam. Sen; acıdan kıvranmayı alışkanlık haline getirmeye çalışırken, ellerinden damlayan kanın kokusunu misk gibi duymaya çalışansın. Algıların sapmış, saptırmışsın.

Sen; dünyaya ve içindekilere değil, sadece kendine kızmışsın. Ve kendinle savaştığını sanarken, barış anlaşmasını imzalamanın yollarını aramışsın.

Korkaklık denemez belki, evet; algı sapması, saptırılması…

 

 

 

Edebifikir   

şükrü tongaç - 2011-12-21 16:23:28
beni mahveden cümle budur işte: "Sağ elin ölüm, sol elin yaşam ile çivilenerek çarmıha gerilen!"
O Neydi La - 2011-12-21 20:34:49
yazarını çömelten acı, ancak böyle güzel anlatılabilirdi. m.çolak'ın yeni şakaf'ta yazacağı günleri bekliyoruz.
O Neydi La - 2011-12-21 20:36:49
bilal can ne zaman çömecek peki?
Tinsel Devinim Terminali - 2011-12-22 09:21:00
anladığım kadarıyla yazarın burada seslendiği kendisinden başka biri değildir. kendisine kızıyor, kendisine acıyor, kendiyle hesaplaşıyor sanki. "sen" dediği aslında hep kendisi.
cankut tukcan - 2011-12-22 12:53:30
acıdan çömelmiş mi bir insan yoksa acıdan kendine artistik görsel kazandıran biri midir mustafa. niye öyle bir resim koydun mustafa. sen niye öyle yapıyorsun mustafa.

çömmek acıdan bir artistik patinajdır. başka da birşey değildir.
abdullah tunca - 2011-12-24 19:07:36
bence acıdan çömmemiş mustafa ayakta duracak hali yok ondan çömelmiş bence artıstık patınajda cekmiyor adamın bakışlarına baksana kedileri sevdiği gibi insanları sevebililir bu adam (tatlım ,allahın guzel kulu ne guzel yaratmış rabbim seni canım benım ulan yerım seni)der.ancak insanlara bakarken tabıkı çogunada degıl bu sözleri söyler mustafa çünkü kedilerle bir gördüğü varlıklara artıstık yapılmaz sadece o varlıkları yaradandan dolayı sevebılır.onun için tum varlıklar duşunebilmek için yaratılmıştır.kendini bir köpek ten aşagıda göörebilir bu resimdeki çünkü rabbi katında görevini yerine getırememiş bu yuzden morali bozuk gibi duruyor,diger yonlerine bakacak olursan bence saçma düşüncelerin peşinde koştugu,bunun için gereksiz üzüntü ve buhranlar yaşamış birinede benziyor.bence birilerine bu yuzdden kızmış olabilir.ama şimdi çok ii gibi duruyor gördünmü gülebiliyor ve gayet dogal.