Avamın Zevkleri ve Âlemin Renkleri | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
Avamın Zevkleri ve Âlemin Renkleri
kategori : Deneme | yazar : Aydoğan K | tarih : 2011-11-30 | okunma : 900 | yorum : 4  


 

 

Aydoğan K avamın zevklerinden girip, âlemin renklerinden çıktı. Siz hangi renksiniz?

 

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, TRT’nin yayınlarında klasik sanat dallarının azalmasına ilişkin soru önergesini yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şunları söylemiş:

“Yayıncılık hizmetlerinde dinleyici eğilimleri ve tercihleri, kamuoyu araştırmaları ile tespit edilmekte olup, RTÜK tarafından 1- 15 Aralık 2009 arasında 21 il ve 124 ilçede yaptırılan ‘Radyo Dinleme Eğilimleri- 2’ araştırması sonuçlarına göre, nüfusumuzun yüzde 96,2’si caz, yüzde 92,3’ü klasik, yüzde 82,2’si ise yabancı rock müzik dinlememektedir. Dinleyici eğilimleri ve kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda, son 3 yılda yaklaşık 80 adet Radyo 3 vericisi yeni açılan TRT-Türkü, TRT- Nağme, TRT- Radyo Haber ve Kürtçe yayın yapan TRT Radyo-6 kanallarına dönüştürülmüştür.’’

Arınç sözlerine şöyle devam etmiş:

“Radyo 3 kanalı, en az tercih edilen müzik türlerinde yayın yapması nedeniyle en az dinlenen radyo kanalımız olmuş, buna rağmen kamu yayıncılığı bilinci ve sorumluluğu gereği uydu ve internetin yanı sıra dinlenme potansiyelinin görece yüksek olduğu nüfusu yoğun illerde ve sahil kesimindeki turistik bölgelerde bulunan toplam 23 vericiyle, yayını 24 saat devam ettirilmektedir.”

Kaderde CHP ile aynı safta yer almak da varmış. Bu aralar çok günah işliyorum galiba.

Radyo 3’ün en az dinlenen müzik türlerinde yayın yapıyor olmasından mütevellit, bir tür kısırlaştırılma, hadım edilme operasyonu söz konusuydu birkaç senedir. Çünkü nüfusun çok büyük bir kısmı, klasik müzik, opera, caz dinlemiyormuş. E akıllım, zaten öyle olacak! Bu dünyada yüksek sanat denen bir olgu var. İnce, estetik zevk denen bir şey var. İnsanların çoğunluğu bu tarz sanattan anlamazlar, anlamaları da gerekmez ve hatta anlamamaları da uygundur. Mozart’ın 40. Senfonisi’nden zevk almak, kendinden geçerek dinlemek, her babayiğide nasip olan bir şey değil maalesef. Maria Callas’ın, o muhteşem soprano sesi ile hayat verdiği Carmen Operası’ndan her insanın nasibi olabilir mi? Her müzik dinlenilmez, bazı müzikleri herkes dinleyemez, dinlememeli.

Hiç kıvırmaya, tribünlere oynamaya gerek yok, açıkça söyleyelim: Çoğunluğun zevki vasattır. Yüksek sanattan anlamaz. Hele ki söz konusu ülkelerden biri Türkiye ise, bu yerçekimi kanunu kadar tescilli bir olgudur. Klasik müzik, caz, blues, hatta ambient, new age gibi müzik türlerinin müdavimlerinin sayısı tabii ki azdır. Öyle de olacaktır. Eğer kaliteli, mükemmel, çığır açan sanatsal yapıtların hakkı verilebilmiş olsaydı bu ülkede, misal, Bülent Ersoy’un adının bile anılmaması gerekirdi. (Dikkat ediniz popçu çocuklardan örnek bile vermiyorum.) Tuna Kiremitçi’ye romancı sıfatının verilmemesi gerekirdi. Fazıl Say’ın (evet Fazıl Say!) adamdan sayılmaması gerekirdi. Ahmet Selçuk İlkan ve onun versiyonlarına, dergilerde şiir yazdığını sanıp, birbirini pohpohlayan tiplere şair, edebiyatçı denilmemesi gerekirdi. Elif Şafak’ın yazdığı her kitabın çok satmaması gerekirdi ve Elif’e romancı denmemesi gerekirdi. Ve daha neler… neler… neler… En çok satan kitaplar listesine, en çok dinlenilen şarkılar listesine bakın, beni anlarsınız.

İbn-i Rüşd, Gazali, Muhyiddîn İbn Arabî ve daha birçok kişi, yazdıklarının sadece işin ehli tarafından okunmasını, sokaktaki adamın bunlardan uzak durmasını, çünkü fayda sağlayacağım derken zararına olabileceğini birçok defalar belirtmişlerdir. Aynı cümlelerle olmasa da daha kitaplarının kapağını kaldırdığınızda, sizi hallaç pamuğu gibi fırlatıp atan Batı düşüncesinin filozofları da aynı şeyi söylemeye çalışmışlardır. Her kitap okunmaz, bazı kitapları herkes okuyamaz, okumamalı.

Bir yanda James Cameron, 237 milyon dolar bütçe ile Avatar filmini çeker, milyonlarca insan seyreder ve 3 milyar dolara yakın hâsılat yapar, diğer yanda Béla Tarr, 300 bin euro ile A torinói lo’yu çeker, yüz bin kişi seyreder ve ancak masrafını çıkarır. Hangisi filmdir, sanattır diye bir bahis açsak tabii ki A torinói lo’dur. Hatta Cameron amcaya sorun, o bile söyler size. Her film seyredilmez, bazı filmleri herkes seyredemez, seyretmemeli.

Tek parti dönemine dair anlatılan meşhur bir hikâye vardır:

1930lu yılların birinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Anadolu turnesine çıkar. Duraklarından biri de Sivas’tır. Konser bittikten sonra gazetecinin biri, konseri izleyen bir vatandaşa: ‘‘Konseri nasıl buldunuz?’’ diye sorar. Bunun üzerine vatandaş, sağına soluna ürkekçe bir göz attıktan sonra gazetecinin kulağına: ‘‘Valla beyefendi, Sivas, Sivas olalı, Timur’dan beri böyle zulüm görmedi!’’

Bu hikâyede sanıldığının aksine iki kurban vardır aslında. Biri vatandaş, diğeri de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası. Vatandaşa yazıktır, çünkü eğer oraya zorla gitmişse, sevmediği, anlamadığı bir müzik ile ona işkence yapılmıştır. Orkestraya yazıktır, çünkü kadrini, kıymetini bilecek, anlayacak kulaklara hitap edememiştir.

Mesele sadece yüksek sanat, estetik zevk de değil. Beethoven’un 9. Senfoni’sini dinlemekten keyif alan birisi, Orhan Gencebay’ın ‘‘Hatasız Kul Olmaz’’ şarkısından da nasıl keyif alınacağını bilir. Rammstein’nı, gözlerini kapatıp, duvarları yumruklaya yumruklaya dinleyen birisi, Bergen’i de aynı keyifle dinlemeyi çözer. Bunlar ince işler.

Son olarak, Arınç’ın bahsettiği kamuoyu araştırma anketindeki veriler doğru ise (ki doğru olduğunu sanmıyorum) garip sonuçlar çıkıyor karşımıza: Türkiye’nin nüfusu 74 milyon kişi. Araştırmaya göre caz müzik dinleyenler 2.812.000 kişi, klasik müzik dinleyenler 5.544.000 kişi ve rock müzik dinleyenler de 12.816.000 kişi yapar ki, bu dünya ölçeğinin bile neredeyse on katıdır.

Ben kimseyi neden şunu dinlemiyor, neden bunu okumuyor diye eleştirmiyorum. Zaten olması gereken oluyor; vasat şeylerin alıcısı çoktur, kaliteli şeylerin alıcısı da azdır ve öyle de olmalıdır. İyi şeylerden anlayabilmek için, epey badireler atlatmış, beyninizi, ruhunuzu epey yormuş olmanız gerekir.

Yani sonuçta, Türkiye’de 5.544.000 kişinin klasik müzik dinlediğine beni kimse inandıramaz.

Hoşçakalın sevgi kelebeklerim.

 

  

Edebifikir  

aciz acizce - 2011-12-01 01:14:37
adam yazmış ves-selam!
Tinsel Devinim Terminali - 2011-12-01 08:47:08
"Çoğunluğun zevki vasattır. Yüksek sanattan anlamaz."
mualla cazibe - 2011-12-01 16:08:44
üstad aşmış arkadaş. her yazısı gibi bu da mükemmeldi.keyifle okudum. ellerine sağlık hazret.
faruk çinici - 2011-12-03 19:52:50
Pek doğru bir çözümleme olmamış kanımca...Araştırmanın aslı incelendiğinde, anket 21 ilde, 15 yaş üstü, sadece 2600 kişiye uygulanmış...Bunu salt Türkiye nüfusuna oranlamanız pek sağlıklı değil gibi.Bu klasik müzik ya da hangi müzik türü olursa olsun, onun her ilde dinlenme oranı bile aynı değil ki...Yani tüm bu durumlar düşünüldüğünde sayı 5 milyonun çok çok altına düşer...