Tutunma Çabaları | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
Tutunma Çabaları
kategori : Deneme | yazar : Sulhi Ceylan | tarih : 2011-11-04 | okunma : 1350 | yorum : 1  

Bardak

Yaşamın, doldurma çabasıydı boşluklarını. Hayat, içine girdikçe dehlizleri genişleyen, dibi derinleşen bir boşluktu senin için. Sürekli uğraştın dibe varmak için. Fakat her çaban başka bir boşluğun doğmasına sebebiyet veriyordu. Sanki dibe insen, inebilsen her şey değişecek ve aradığına belki kavuşabilecektin. Ama sende biliyordun, ani gelen ölümlerin boşlukları doldurmaya engel olduğunu. Ve anladın en sonunda ölmek en büyük boşluğu doldurmaktı. Ya hayat, anlam arama çabası ise ve boşluk dediğin kalbinin kimsesizliğinde fanilerden medet beklentisindeki umarsız bakışların üzerindeki etkisi ise?

Huzur

Ütopya… Verâlardan göz kırpan… Ayrılıklar kör dünyalara açtırdı gözlerini. Hüzün bulaşmış yağmurlar yıkadı her bir yanını. İçinden geçtiğin her sokak, her cadde acılarını büyüttü sadece. Huzur, huzursuzlukta buldu kendini sende.

Neşe

“Kalbi olanın ancak hüznü olur” dizesini okumadan önce de kalbin hüzünle attı hep. Sanki doğmak, hüzne gülümsemekti senin için. Doğmak, ayrılık demekti senin için. İlkin anneden ayrılık ondan önce ise O’ndan ayrılık değil miydi yaşadığın? Ayrılıklara gebe yaşamlar içinde doğdun ve kaderin ayrılıktan başka ne olabilirdi?

 

 

Sığıntı

Dünyanın sığınabileceğin bir yer olmadığını anlaman geç olmamıştı. İnsanın kendi kalbinden başka sığınabileceği bir yeri olmadığını da anlaman geç olmadı. Hem her insan yalnız ölürdü. Sığıntı yaşamların, bu yalnızlık hissinden kurtulma çabalarındı. Her limanın başka bir limana işaret ediyordu. Sığıntılığın bulaşıcı olduğunu sığıntının sığıntılarında anladın. Başka ne yapabilirdin ki?

 

 

Dejavu 

Alışkanlık köleliktir der dururdun. Alışmak bayağılaşmak, alışmak hissizleşmek, alışmak aşkı öldürmek ve alışmak steril kopya hayatlar yaşamak demekti senin için. En çok inancının alışkanlık haline gelmesinden korktun. O da giderse tutunacağın hiçbir dalın kalmayacağını biliyordun. Rabbinin karşısına, her defasında yeni doğmuş çocuk gibi çıkmak istemen bundandı. Rabbim ben yeni doğdum, sana doğdum, sana ölmek istiyorum der dururdun. İnsan bir kere ölürdü ama sen her insanda ayrı öldün.

Ayna

Hayatın anlamını sevdiğinde kişide saklı olduğunu düşündün. Daha bir sevdin bu sebeple, daha bir yaklaştın ona. Anlam hayat demekti çünkü. Bir zaman sonra anlamın kişisel olabileceğini de fark ettin. Evet, anlam kişiye hastı. Başkaları üzerinden devşirilen bilgilerin özümsenmesi ile ortaya çıkıyordu sanki. Bunun için kendinin dışından kendine bakman gerektiğini düşündün. Zira ayna olmadan kendini göremezdin. Sevgili aynaydı belki de ama sevginin şiddetinden aynada kendini değil onu görüyordun. Bir zaman sonra sevgide mi perde diye düşünmeye başladın. Sevgide mi perde?

 



Edebifikir

ertan babacan - 2011-11-12 15:10:59
'TERK EDEMEĞİNİN KULU,TERKETTİKLERİNİN SULTANISIN ' hakikatini bizlere bir daha hatırlattığınız için teşekkürler Sulhi Bey...