Üç Yazar Bir Öykü ya da Eğretileme İle Anlama Yolculuk | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
Üç Yazar Bir Öykü ya da Eğretileme İle Anlama Yolculuk
kategori : Hikâye | yazar : Edebi fikir | tarih : 2012-01-17 | okunma : 385 | yorum : 6  


 

Bu öykü, en az üç yazarımız tarafından kurgulanmış ve editör tarafından düzenlenmiştir. Öykü baştan sona metaforla doludur. Perdenin arkası(mâvera) hedeflenmiştir. Perdeyi görenler metni anlamamış demektir. Biline… 

Yazarları, yazıyı aralarında paylaşamadığından ötürü hiç birinin adını yazmadık. Şu yazar milleti yok mu? Çekilmiyor kaprisleri…

 

***

Ömer Ç, ıssız bir cümlenin içinden geçtiğini biliyordu. Geçtiği her sokakta, peşinde sürüklediği gölgesini büyüterek uzunca bir cümlenin başlangıcı sayıyordu kendini. Oysa şafak daha belirgin bir yara gibi açmamıştı yüreğinde. Elindeki sigarasını tükürerek yere fırlattı, izmaritin ateşinden şehir korkunç resimlere boğuldu. Oysa daha yakılmamış çok şiir vardı. Aklına birer birer çağırdı, tüm vaktinden önce gelmiş cümleleri. Çağırdı ve yüreğindeki yalnızlığı harladı. Oysa zaman kırılmış bir terazinin kefesinde duruyordu. Pis kokular yayan şehir, bacaları inanılmaz derecede karbondioksit yayarak ciğerlere nüfuz ederek kendini insana benzetiyordu.

 

Şehir ayaklarının ucundan başlamalıydı. Şehir dediğin nedir ki hem? Şehir, bir adımı diğer adıma katmaktır. Tüm kusmuk kokan kaldırımların, lekeli duvarların, pis yalnızlıkların geçtiği afişlerin, insanlık onuruna ters düştüğü bir vitrindi artık şehir. Ömer Ç, içindeki sese ses katarak yürüyordu. Arkasındaki gölgenin belirgin düştüğü yer şimdi gözlerinin içiydi. Gözlerinin içindeki çığlığı bastıramadı. Çığlık git gide büyüyüp kentin tüm varoşlarından, teneke evlerinden, çıkmaz sokaklarından yoklukları çağırıyordu.

 

Elleri üşümüştü. Soğuk bir İstanbul gecesinde ciğerini delen bir hüzünle alevlendiriyordu içindekini. İçindeki, içerisindeki tüm şeyler git gide boğarak onu yürümeye sevk ediyordu. Uygun adım ayak seslerinden korkan köpekler karıştırdıkları çöp bidonlarını bırakarak üzerlerine doğru gelen ayak seslerinden irkilerek kaçışmaya başlıyordu.

 

Aniden bir el uzandı arkasından. Usulca. Ama sert bir uzanışla. Ömer’in nutku tutulmuştu. Bir anda her şeyi unutarak kopan ödünün derdine düştü. Öd kopan bir şey miydi? Neden kopmuştu? Bu öd neden ikide bir öyle kopuyor? Bir sesle aniden böyle kopabiliyor mu? Cesaretini toparlayabilirse dönüp bakacak. Fakat bir türlü cesaretini toplayıp arkasına, o ceketini tutan ele dönüp bakabilecek mi?

 

Neden sonra yavaşça ama ürpererek başını geri çevirdi. Gördüğüne inanamıyordu. Evet, evet bu oydu. Bir anda yıllar öncesine gitti zihni. O doğup büyüdüğü, bahçesinde oynadığı, saflığını ve samimiyetini yitirmediği yıllara. Annesinin melek yüzü belirdi gökyüzünde bir anda. ‘’Yavrum, terlemişsin, hasta olacaksın.” Uyarıları çınladı beyninde.

 

Sonra Zuhal, ilk göz ağrısı Zuhal düştü içine. Ahh Zuhal, diye geçirdi içinden. Hiç seven terk eder mi? dedi sonra kendi kendine. Hala sırtındaki elin sahibinin gözlerine bakamamış, geçmişin koridorlarında yüzüyordu. Zuhal deyince orda kala kalırdı. Zuhal’de tanımıştı kalp atışını, iç sızlamasını. İster istemez gözyaşlarını akıttı yanağının üzerinden yeryüzüne. Nedense sevememişti insanları Zuhal’den sonra. Hem Zuhal’den sonrası var mıydı ki…

 

İçinde özlemler, kırılmalar ve yoksunluklar ile geçmişten çıkıp da ana dönemiyordu. İnsan geçmişte yaşayan bir varlık mıydı yoksa? Neden böyle oluyor hiç bilemiyordu. Acı ile kemâle eren insanı anlamak ne kadar da zordu. Zuhal dedi sessizce.

 

Zuhal olduğunu sandığı kişi, ‘’N’aber lan Ömer’’ dedi. Aydoğan K idi bu. Şimdi de Zuhal suretinde arz-ı endam etmişti. Bilirdi Ömer Ç, bilirdi Aydoğan K’nın kerâmetlerini, insanı ansızın yakalar, imtihanlara sokardı. Ermiş derlerdi Aydoğan K için. Göz açıp kapayana kadar New York’a gider, sonra ansızın postunda kurulmuş nargilesini tüttürerek belirirdi. ‘’Aydoğan K’’ dedi Ömer Ç, boynu bükük el pençe ve ağzından endişe ile dökülen son sözleriyle can verdi: “Ben yalnız seni sevdim Zuhal’de’’

 

 

 

Edebifikir

 

 

 

aciz acizce - 2012-01-17 15:54:43
müthiş...
şükrü tongaç - 2012-01-17 16:00:51
olağanüstü
cemre nur bakan - 2012-01-17 16:01:41
harikulade
sanem şengül - 2012-01-17 16:02:10
fevkalade..
ramo sevin - 2012-01-17 17:19:06
fevkaledenin fevkinde...
isim bulamadım - 2012-01-17 19:02:36
Aydoğan K zöhre yıldızımıymış ? ömer'in kafası mı güzelmiş? öd ile safra kesesi aynı şeymiymiş?