Ursula K. Le Guin Okumak... | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
Ursula K. Le Guin Okumak...
kategori : Kitap | yazar : Hande Hanım | tarih : 2012-01-30 | okunma : 336 | yorum : 2  


Hande Hanım’ın Ursula, kadın ve büyücü olmak üzerine söyledikleri dikkate alınmalı. Bu arada ejderhalar güzel hayvanlardır hatırlatalım.

                                                                                     *** 

Otobüsteyim. Bir şehri otobüslerinden tahlil edebilirim. Şehirler ikiye ayrılır: Otobüsü kalabalık, sıkıştepiş, soğuk, nemli ve gri olanlar; üç beş tane tenha otobüsüyle her işi halledebilecek olanlar. İlk grupta olup, o otobüse binen insanları ayrıca tahlil etmem mümkün. Yalnızlık aksesuarlarını, yani kitap, kulaklık, cep telefonu oyunlarını taşıyanlar;  ya da bunu yapmayanlar.

 

Bu bahsettiğim ilk grubun ilk sırasında olmanın korkunçluğunu tahmin edersiniz. İlk sırada olmanın hiçbir işe yaramadığı yegâne durumlardan biridir. Hem Amerikan filmlerinden fırlamış bir çeviri ile “korkunç” değil, sapına kadar korkunçtur. O kalabalıkta oturacak bir yer bulup kitabınızı açmak lüksüne erişebildi iseniz, alkışlanasıdır. Ben de o alkışlanası insanlardan olup, elimde bir Ursula kitabı ile yollardayım. Yerdeniz serisinin üçüncü kitabı; En Uzak Sahil. Dışardaki vıcık vıcık, ıslak, çok soğuk, çok gerçek dünyaya inat kahramanımız Ged’in masalsı diyarlarında kılıç sallıyorum. Pek çok şeyi de sallıyorum bunu yaparken: yıllık planları, evde yapmam gereken ütüleri, saçımı kestirmem gerekliliğini...

 

Gerçekliğin dibine kadar içinde olunca, gerçeklikten kaçası geliyor insanın. Benim hep geliyor yani. Büyücülerin, kâhinlerin, falcıların hep kadın olması bundan olsa gerek. Geleceğin hâlâ güzel olabileceği düşüne sahip olup, umuda dair ne varsa geleceğe yüklemekten. İyi rüyalara hâlâ inanıp, sabahlara mutlu uyanmaktan. Kötü rüyalardan deliler gibi korkmaktan. Gerçeğin dışındaki şeylerin hep güzel olmasından yani, umduklarımızın da hep onun dışında kalmasından...

 

Ursula bir kadındır. Büyücüdür biraz da. Sözcüklerin büyüsüne inanır. Sistem karşıtı duasını eder aslında kitaplarında. Kapitalizmin pisliğine, alelâde sözcüklerle edilmiş, anarşist ve herkesin ezberleyebileceği duaları okur. Rüyaları, çoğu zaman gerçektir. Ejderhalar ise hâlâ güzel yaratıklardır. Otobüs camında uzaklara bakıp rüyalara dalarken, o cama bir ejderha kanadı çarpabilir. Çarpan ejderha kanadı filan değildir pek tabi. Yan sokaktan hızla fırlamış şuursuz bir sürücü, sokaktan dönecekken otobüsün arkasına dokunmuştur. İrkilip uyandığınızda her şeyin rüyadan yoksun ve çok gerçek olduğunu görmek üzücüdür. Ama hâlâ başka şeyler anlatan birinin olduğunu görmek umut verici.

 

Le Guin “Seyyahlar kendi yolculuklarını anlatırlar, sizinkini değil.”  diyor. Bülent Somay da ekliyor; “O bize kendi öykülerini anlattı, şimdi de bizim kendi yolculuk öykülerimizi yazmamızı bekliyor.”  Benimki dandik ve fena bir yolculuk, idare ediverin.

 

Anne bak dipnot verdim:

Dipnot 1: “Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar” Metis Seçkilerinden çıkmış harika bir kitap. Bülent Somay yazmış önsözünü. Şimdilik sadece onu okudum, büyülendim. Büyü dedim, kadınım, fark ettiniz.

Dipnot 2: “Ejderhalar: İnsanlar Diyarındaki Canavarlar” Yapı Kredi’den. Ejderha’nın bin yıllardır görünümleri üzerinde durmuş. Pınar Hoca’nın odasında vardı, sadece bir göz gezdirdim. Okurum ama. Siz okuyun.

Dipnot 3: Ursula’nın “Mülksüzler”ini okumadı iseniz, okuyun. Okudu iseniz, eşinize dostunuza armağan edin. Hatta bana da edebilirsiniz. Ben de vaktiyle kütüphaneden faidelenmişim.

Dipnot 4: Sadece dipnotlardan oluşan bir kitap yazmayı düşünmüyor değilim. Bu işi akademik yapmamak ne harika bir his!

 

 

 

Edebifikir

 

tankut tiran - 2012-01-30 21:09:26
hande hanım annesine sevgiyle seslenen bir kadın. nadir rastlanır. takdir ediyorum.
şükrü tongaç - 2012-01-30 23:01:17
basit ve süssüz cümlelerle derin anlamı yakalamayı başarabilen her yazar, yazardır benim gözümde. H.H. iyi bir yazar(olacak)