
“Eylem bir kız ismi değildir” dedik hâla da savunuyoruz. Ama Camila kız değil ya da tüm diğer kızlar kız değil, sadece Camila kızdır. Çok fazla kız kelimesi kullandık ama meramımızı anlatmamız için bu şart. Bu bağlamda “Eylem bir kız ismi değildir” mottomuzu Camila’ya armağan ediyor ve soruyoruz; Eğer Camila kız ise diğerleri nedir?
Camila Vallejo, 23 yaşında bir devrimci. Henüz iki milli eğitim bakanını istifa ettirmiş, Şili’deki öğrenci hareketi lideri. Kendisi coğrafya okuyor. Sürekli ölümle tehdit ediliyor.
Daha iyi ve ucuz eğitim çağrısı ile başlattığı öğrenci protestoları bir anda halk hareketine dönüştü.
Camila, sadece milyarder iş adamı Sebastian Pinera’nın Cumhurbaşkanlığını değil tüm Şili politik gücün egemenliğini sarstı. Kamuoyu yoklamalarında Pinera’ya halk desteği yüzde 26’ya kadar düştü. “Camila’nın öldürülmesiyle protestolar biter” diyen Kültür Bakanı Tatiana Acuna kovuldu.
Eylemleri sadece öğrenci hakları ile sınırlı olmayıp, işçilerin ve kamu görevlilerinin de grev haklarını kullanmaları için cesaret vermiş, grev için ön ayak olmuştur.
Bir konuşması;
"Başka bir ülke düşlüyoruz.
Biz bundan eminiz, bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak birkaç
kişinin çıkarlarına hizmet eden bu neoliberal model, artık bize zarar veriyor.
Biz daha eşitlikçi bir sisteme doğru, hatta hepimizin bir eğitim modelinin
yaratılmasının bir parçası olacağımız bir sisteme doğru ilerlememiz gerektiğini
düşünüyoruz. Ama bu aynı zamanda başka bir ülke düşlemek demek, çünkü eğitim
talebi sektörel bir talep değildir. Kuzeyi bugünkünden farklı, güneyi
bugünkünden farklı bir ülke, adil, daha demokratik, daha eşitlikçi bir ülke
kurmak demektir. Bunun için de herkes için nitelikli bir eğitime ihtiyacımız
var.
Bunun için kavga verelim, bizi dinlemek istememelerine inat, her defasında daha
kalabalık olduğumuzu gösterelim. Hükümet bir çözüm sunmak istemiyorsa, çözümü
kim sunacak? Kim karar verecek? Biz! Eğer onlar muktedir değilse, bizim karar
vermemiz gerekecek. Şu an krizde olan siyasi kurumsallığı kırmak için bizim muktedir
olmamız gerekecek. Sadece eğitimde değil, sağlıkta da, madenlerde de, iş
yasasında da ve bizim bugün yaşadığımız bu büyük eşitsizlik ve sömürüden
sorumlu olan şirketlerde de kendiişleri ve çıkarları doğrultusunda hareket
etmekten kaçınamayan bu sınıf politikasını ve bu inatçı modeli kırmak için,
bizim muktedir olmamız gerekecek.
Bu yöne işaret ediyoruz. Ve eğer onlar beceremiyorsa, biz karar vereceğiz.
Referandum, baylar! Bırakın burada ilerlemeye yönelik bir siyasi irade olup
olmadığına halk karar versin. Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!”
Camila sen hep konuş…
Edebifikir







