sefer der-vatan | Edebifikir.com | Eylem bir kız ismi değildir
sefer der-vatan
kategori : Şiir | yazar : Bilal Can | tarih : 2012-02-09 | okunma : 282 | yorum : 2  


 

Allah’a ulaşmak için yaratılmışlar adedince yollar var[bab aziz]

 

yol desem yol diye iktizaz etsem inlesem çağın yorgunu benim diye

benim yol bulan benim yolunu arayan benim yolda kalan

benim bu yolun yolcusu benim benliğimin sesi benim sessizliğimin seferi

benim bu yolculuğun seferi seferin ismi benim kırmızı harfin nirengi

işareti benim benim kendi kendimin gizli öznesi

benim yolun ve yolcunun ismi benim benliğimin kiri

benim ve bendendir yol yol benim yolcu benim yolduran benim

yolda kalan yolu yakan yolu kıran yolu inciten benim

 

ı.

göğün yedi katı zilhicceyi okudu hilâl suretinden

 

güneşi göğe tutuşturan ayı ona yaklaştıranla

başlattı isminin yolculuk halini

vesair kentin metropolleri tutuştu kalabalıktan

adımlar ve adamlar

adımlar ve adamlar bu yolculuğun bir sefiri

izin peşinden gidenlerin en sessizi

 

adımlar ve adamlar

vardı göğün üstünden ve altından yerin katmanlarına doğru

gönle akar bir suydu dile dokunan bir ezgi göze düşen bir oktu

adımlar adam gibi yolculuğun seyahat bohçasında tutuşmuş

yangın gibi alevlenirler is gibi

 

kalmadı çarmıhta gül ezberi kalmadı şek ve vavdan is

gelmek bir eylem biçimiyse

yolculuk ismi yalın halidir yürüyüşün

 

yol kımıl bir mahşer ayakların ve gözlerin isinde

cehennemi taşır bir yandan bir yanda cennet

bağlarında muhteşem seyyaleler direnir

yol varlık bir nutfe ezberin hasından susa ber kadem

yol bir çare isin ve duanın göğünde

 

yol girişik bir ezber suyun ve rengin deli gömleği

ayaklarda yoksa pranga yolda gerek seyyah

isinde ve nurunda melek ve şeytan ayrımı

tozunda arap atlarının yeleleriyle fırtınalara

geçip gideren ağrı gibi keser bileyen tarafında

özlemin bin şekilli alevlenen gurbeti

 

nefsin tahammül şeridi göğün esrarengiz izi

bir sur’unda İsrafil ve binerken zilhicce ayında

toprak nemden direniyordu

göz uzakları izlerken mehtabın tozlu sayfasında

mehlika sultanın aşık yedi genci geçiyordu

 

kalbin derinliklerinden şehirlere dalan pervane

has yolun kadim elifinde gül kurusu mavi

diri gök gülümser tuba dalını uzatmış iremden

çılgın atlar çatlarcasına koşar işte bu şehir rüyaları birikirken

ne olduğunu anlatır bize siyahın karşısında

beyazın metanetini göstererek.

 

şehrengizler gözler önünde kalbin penceresinde

göz ki penceredir kime pencere kalbedir

 

ıı.

 

kademe ilerisinde gün batar ötreli bir vavdır kıvrım

buhuru meryem işaretinde nergizler açılır fecre

ve dua özlemiyle yere kapanır alınlar

kum ve kil duanın meryem sureti

yolcunun seyyahla bilinişi bu duanın işareti

 

sefer sese ve sesin şeş cihetine güneş kımıldar

rüzgar metin bir bohçada mikailin elinde

surunda israfilin ve yediveren gülün dalında

başlar ve nihayet nokta cümlenin sonuysa

başlangıç da hazretin adıdır.

 

yolcu ilerlerse seyyahtır tam bir rüzgarın esintisidir

yolcu ilerlerse seyyahtır tam bir rüzgarın esintisidir

 

yola giren yolcu mıknatısın artı ucu

seyyaleler geçip giden göçmen kuşlar

diğergam kardeşlik el ele bu sayfada

 

uzaktan gelip uzağa gitmek gibi kıvrımında uzar

viyadüklerin uyandırdığı kapalı tünellerin ahrarların

vicdanlı yol güzergahlarının otobanların mihmanıdır

kalp şevk ve nisyan hali uzar bir cam kenarı

otobüs uykusunda tren lekesinde deniz ıslaklığında

 

ııı.

uzun bir varlıktan geliyorum

kesretten tekin ezberine

tutkunum

 

ezberim nehir rüyası korkunun çığlığı

vecid ikindi güzeli söz anlamın

nihayetin uzunu varlığımın adı

özün sebilinde anlam aradım

bir pirin dergahına vardı ayaklarım

 

yorgunsam kalmışsam ayaklarım yerin dibinden

dünyanın ezberine adım taşır adımla birlikte

adım gizli özne olur benlik yolunda

 

adım her nehrin yatağı eletsin yolcusu

bezminde tutuşmuş gülün sisten dumandan nurdan kordan

adım elestsin gizlisi zahirin bezmi

 

 

sabahın isine sözün kavisinde dildim gönlümde unuttum

 

uzaktan uzağa kardım adımı yola

yol ve gizin seyrine sebil oldum nehir yatağında

güneşe ve aya onu doğuran sebebe

aşinaydım bildim aşinaydım öğrendim

kesretten vahdete ve daha neye daha ne olsun ezbere

uzun bir yorgunluktan geliyorum yolculuğun

adımın seyahat hali bir çelebinin rüyasında

şefaat ile değişmiş.

 

 

Yolcu Dergisi, 67.Sayı 

 

Edebifikir

 

Muhammed bin İbrahim Batuta - 2012-02-12 22:29:20
herkesin göremediğimidir şairin gördüğü; herkesin görüpte söyleyemediği, söylendiğinde işte tamda bunun demek istemiştim dediği...
fatmanur demir - 2012-02-23 23:09:43
şairin göz rengi ne yeşil, ne mavi, ne kahverengi ne de karadır. hepsinin karışımı olmasaydı eğer şiiri okuyunca bu kadar karışır mıydı yürek?