Üşeniyorum, O Halde Boşver

Muhammed Emin Oyar, sonunda Tembellik Meslektir Derneğimize üye oldu.

***

Çağımızın en yaygın hastalıklarından biridir üşengeçlik. Önceden “çok çalışan kazanır” denirken artık “üşenmeyen kazanır” sözü dillere dolanacak gibi görünüyor.

Öyle bir hastalık ki; koltukta, yatar pozisyonda televizyon seyreden bir üşengeç, televizyon kumandası diğer koltuğun üstünde olduğundan kalkıp da onu almaya üşenir ve izdivaç programına kendini mahkûm eder.  Bir diğer misal: Bir üşengeçlik yarışması düzenlense kimse o yarışmayı kazanamaz. Çünkü üşengeçler yarışmaya katılmaya üşeneceklerinden yarışma yapılamaz.

Bahsettiğimiz hastalığın tedavisi yok değil. Fakat çok zahmetli olduğundan hastalarımız tedavi sürecine girmeye üşeniyor. Yani bu hastalıktan kurtulmak oldukça zordur. Siz, siz olun bu hastalığa yakalanmamaya çalışın. Bunun için mümkün olduğunca kendinizi farklı uğraşlara verin.

Peki, bu hastalık bize nasıl bulaştı? “Tabiî ki de Amerika’nın oyunlarından biridir bu da herhalde” diyerek klasik bir anlatım bozukluğuyla kesin bir zan ortaya atacağız. Zamanında Avustralya dev adasının kıyı kesimlerindeki ormanlarda yaşayan koala hayvanının DNA’sından elde ettikleri üşengeçlik virüsünü uçaklarla ülke topraklarımıza bıraktılar ve bu hastalık yayılmaya başladı. Adamlar öyle bir virüs yapmışlar ki her yolla bulaşıyormuş. Hapşırık, tıksırık, kan, su, kara, hava… Bu yüzden de bu virüsün yayılması oldukça hızlı oluyor.

Bu virüse yakalananlar ilk olarak uyudukça uykusu gelmekten şikâyetçi oluyorlar. Daha sonra da her soruna uyumayı çözüm olarak gösteriyorlar. “Gözüm yanıyor, uyuyayım da geçsin. Başım ağrıyor, uyuyayım da geçsin. Sevgilimden ayrıldım, uyuyayım da geçsin. En yakın arkadaşım bütün derslerinden kalmış, uyuyayım da geçsin!” diyerek her bahanede uyuma isteği doğuyor bu hastalığa yakalananlarda.

Ne demiş ünlü üşenir:

“Ne sende Leyla vasfı var, ne bende Mecnun huyu
Şimdi kim çöllere düşecek, bırakıp da uykuyu?”

Elbette ki üşengeçler tüm gün uyumuyorlar. Günün yarısını uyuyarak geçiren üşengeçler, diğer yarısında da uykulu bir şekilde (gözler kızarık, omuzlar ve kafa önde, hafif sallantılı bir yürüme, ileri derecelerde de dudağın sağ kenarından akan salya damlacığı) dolaşıyorlar. Tabiî dolaşmaya üşenmezlerse. Birçok film, şarkı ve bilgisayar oyunlarında kullanılan zombi karakterini ortaya çıkaranların, bu karakterin oluşumundaki en büyük ilham kaynağı da üşengeçler olmuş.

Maymundan geldiklerine inanan Darwinizm mağdurlarını biliyorsunuz. Son günlerde buna benzeyen bir akım daha ortaya çıkmış. Günden güne koalaya gittiklerine inanan Üşizm mağduru Üşistler. İsimlerinin de neden bu kadar kısa olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur herhalde. Geçen gün Üşistlerden biriyle sohbet etme fırsatım oldu. Sohbet esnasında suratımın ortasına hapşırdı. Yazıya daha fazla devam etmeden burada bitirmek istemem de bu yüzden olsa gerek.

DİĞER YAZILAR

2 Yorum

  • M.Emin , 10/01/2014

    Başarılı, yazarın yazılarına devam etmesi dileği ve duasıyla ;)

  • Feyyaz , 18/12/2013

    o hapşıranı bulun bana!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir