Edebifikir Kitap Pusulası: Medeniyet

Dosyamızın yeni yazısını Mehmet Raşit Küçükkürtül hazırladı: Medeniyet

***

Giriş

medeniyet kelimesi tanzimat’tan sonra avrupa dillerindeki “civilasition” kelimesinin mukabili (karşlığı) olarak üretilmiştir. “şark meselesi” adı altında türklerin avrupa’dan, daha sonra anadolu’dan ve nihayet tarih sahnesinden atılmasını hedefleyen avrupa’ya karşı türkiye’de bir varoluş mücadelesi verilmiş, varoluş sahası temin edilmeye gayret edilmiştir. buna göre nizâm-ı cedid (yeni rejim) ve tanzimat devirleri, bu varoluş mücadelesinin ancak avrupa’da serpilen civilasition’a dâhil olmakla mümkün olacağı görüşünün hâkim olduğu devirlerdir.

hatırlayalım; avrupa’da tarım esaslı siyasî ve iktisadî yapı tasfiye olmuş yerine sermayeciliğin (kapitalizmin) hâkim olduğu bir yapı kurulmuştur. bu geçiş sırasında tarım toplumunun hâkim sınıfları olan aristokrasi ve ruhban sınıfı sarsılmış, şato (aristokrat) ve kilise (ruhban) kurucu unsur olmaktan çıkmıştır. aristokratlık ve din (avrupa özelinde kilise) tasfiye edilmiştir. aristokratlığın yerini burjuva, dinin yerini “medeniyet” almıştır.  peki, medeniyet nedir?

medeniyet kavramı, türkiye’nin modern dünya ile yüz yüze geldiği andan itibaren -kendi varoluş mücadelesiyle alakalı bir kavram olmasından ötürü- türkiye’de çok tartışılmıştır. ülkemizde evvela batılılaşma taraftarı olanlar bu kavramı bayraklaştırmıştır. medeniyet kelimesinin birçok bağlamda, birçok anlamda kullanıldığı görülür. medeniyetin; teknoloji, avrupa, bilim, hayat tarzı anlamlarında kullanılarak müspet bir kavram olduğu yönünde lanse edildiği görülür ilk devirde. fakat 19. asrın ikinci yarısından itibaren hemen bütün dünyanın kolonize hâle getirilmesi ve emperyalist mücadelenin şiddetlenmesi medeniyet kavramına olumsuz eleştirilerin getirildiği bir devreyi de açar. bu devrede, avrupalıların kendilerini dünyanın geri kalanına hâkim kılmak ve başka bir dünya görüşüne, hayat görüşüne saha bırakmamak üzere hareket etmesinin ortaya çıkışı avrupa dışındaki dünyada fark edilmiştir. buna binaen medeniyetin “tek dişi kalmış bir canavar” olduğu, emperyalizmin öteki adı olduğu, dün misyonerlerle din götüren avrupa’nın bugün medeniyet götürme propagandası yaptığı tespitleri yapılır.

said halim paşa, nurettin topçu, ismet özel, bedri gencer ve fikret başkaya muhtelif yönleriyle “medeniyet”i eleştiren müellifler olmuştur. ismet özel ve bedri gencer, eleştirilerini kısmî tutmamış ve normatif anlamdaki “medeniyet” kavramını tümden reddetmişlerdir. bedri gencer, “islam medeniyeti” tabirini fransız oryantalistlerin ürettiğini ve müslümanların “sünneti ihya etmek” yerine “medeniyetimizi ihya etmek” ifadesine sarılmasının “hıristiyanca” bir hareket olduğunu söyler.

türkiye’deki “medeniyet” tartışmaları o denli dallanıp budaklanmıştır ki osmanlı modernleşmesinin ürettiği “medeniyet” kelimesi ile kemalist modernleşmenin ürettiği “uygarlık” kelimeleri aynı mevhumu işaret ettikleri hâlde, bağlamından kopartılarak ayrı ayrı yüklemelere dahi tâbi tutulmuştur. öte yandan, medeniyet kelimesinin kullanımının mesleklere, ihtisas sahasına göre değiştiğini de görüyoruz: meselâ bir eskiçağ tarihçisi medeniyet kelimesini tarım toplumuna geçiş anlamında kullanabiliyorken bir yakınçağ mütehassısı medeniyet kelimesini ilerlemecilik ve teknoloji üretimi anlamında kullanabiliyor. yine medeniyet kelimesinin türkçede normatif/hükmî anlamda ve betimleyici/tasvirî anlamda kullanıldığını görüyoruz. misalên “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” derken normatif; çeşitli kültür havzalarını ayırt etmek için çin medeniyeti, hint medeniyeti derken betimleyici anlamda kullanıldığı görülür.

son tahlilde şunları söyleyebiliriz: şehirlilik yani medenî olmak, civilty eski bir kavramdır. medeniyet kelimesi ise osmanlı modernleşmesinin ürettiği, avrupa’nın kendi sekülerleşme sürecine ait bir kavram olan “civilization”a türkçe karşılık olarak üretilmiştir. bu kavram; avrupa, modern, teknoloji, sekülerleşme anahtar kelimelerinin etrafında doğmuştur. insanlığın bir evrim geçirdiğini, ilerlediğini, ilerlemenin kaçınılmaz olduğunu, bu kaçınılmazlığın avrupa medeniyetine gelip dayandığını, nihayet medeniyet denilen şeyin de avrupa medeniyetine münhasır olduğunu kabul eden bir anlayışla üretilmiştir ve elbette normatif bir kavramdır. illa ki bir medeniyet tanımı istiyorsanız, oswald spengler’in -normatif olmayan- “medeniyet, bir kültürün tarihin bir kesitinde bir yerindeki donmuş hâlidir” tanımını tavsiye edebiliriz. buna bir misâl olarak türk kültürü var, tarih içerisinde seyrediyor ve selçuklu medeniyeti de onun tarih içindeki bir formu, diyebiliriz.

Medeniyet Kitap Pusulası

“bizim için” medeniyet nedir?

  • çağdaş küresel medeniyet – ş. teoman duralı
  • üç zor mesele teknik-medeniyet-yabancılaşma – ismet özel

medeniyet nedir?

  • hece dergisi medeniyet özel sayısı
  • medeniyet tartışmaları – heyet –  (e-kitap)

“medeniyet”e karşı kendi “dünya”larını savunanlar

  • dünün dünyası – stefan zweig
  • çin halkının zihniyeti – ku hung-ming
  • beş şehir – ahmet hamdi tanpınar
  • yalnızlık dolambacı – octavio paz

“teorisi yapılabilir bir” medeniyetten söz edenler

  • kültürden irfana – cemil meriç
  • açık medeniyet – recep şentürk
  • medeniyet – müslüman toplumsallığın inşası – lütfi bergen
  • medeniyet felsefesi – albert schweitzer
  • bir medeniyet teorisi – yılmaz özakpınar
  • medeniyet aklı – savaş ş. barkçin

“avrupalıların ürettiği bir şey olarak” medeniyetin otopsisini yapanlar

  • medeniyet yargılanıyor – arnold toynbee
  • batı’nın çöküşü – oswald spengler
  • batı uygarlığının krizi – edward carpenter
  • kalın türk – ismet özel
  • medeniyetler çatışması – samuel huntington
  • kültür ve medeniyet – nurettin topçu
  • başka bir uygarlık için manifesto – fikret başkaya
  • çivisi çıkmış dünya – amin maalouf

“bir insanlık tarihi” tarihi olarak medeniyetten söz edenler

  • insanlığın medeniyet destanı – roger garaudy
  • medeniyetin temelleri – will durant
  • uygarlıkların grameri – fernand braudel
  • maddî uygarlık – fernand braudel

Dosya Yazılarımız

Felsefe
Edebî Mektuplar
Tasavvufî Mektuplar
Seyahat
Dünya Tarihi
Necip Fazıl
Mustafa Kemal
Nurettin Topçu
Sezai Karakoç
Sanat Tarihi
Cumhuriyet Tarihi
İslam Felsefesi
Tasavvuf
Yeni Türk Edebiyatı
Sosyoloji

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Müverrih , 21/02/2018

    Mehmed Raşit Küçükkürtül’e bu güzel listeden ötürü teşekkür ederim. Listede Sezai Karakoç’un da bulunması gerektiğini düşünüyorum. En azından Üstad’ın “Fizikötesi Açısından Ufuklar Ve Daha Ötesi I Perde Devrildiği An” isimli eser eklenmeliydi. Zira Sezai Karakoç’un bu kitabında Medeniyet Krizi başlıklı 17 yazı bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir