Etimoloji Sözlükleri

Kelimeler mana ile aramızdaki geçittir. Hakikat arayıcısı, varlığı tanımak için kelimelerin dünyasına girmek zorundadır. Bilgi, nesnelerin zihindeki suretidir. Kelimelerse zihindeki suretlerin dildeki karşılıklarıdır.

Düşünce gibi ağır bir yük, ancak kelimelerin naif sırtında taşınabileceği için zayiat kaçınılmazdır. Kimse zihninde tasarladıklarını bütünüyle dışarı aktaramaz. Hep bir şey eksik kalır… Söz, mananın şekillenmesini sağlayan yegane araçtır.

Etimoloji, kelimenin anlam katmanlarında kazı çalışması yaparak bütüne dair ipuçları elde etme, parçaları birleştirerek bütüne ulaşma arayışıdır. Kelime bilgisi ve anlam bilimi ile de doğrudan bağlantılı olan etimoloji, benzer ve farklı sözcükler arasında kurulan ilişkilerin araştırılıp açıklanmasına dayanmaktadır.

Etimoloji kelimenin serancamını ele veren anlam pusulasıdır. Kelimeler zaman içinde farklı anlamlara evrilebilir, fikirler bu eksende ciddi anlam kaymalarına maruz kalabilir. Böylece kavram kargaşası ve kafa bulanıklığı sonucu nevzuhur fikirler etrafta kol gezmeye başlar… Kelimedeki anlam serüveninin izini sürerek aslına ulaşmak, kavramın soy ağacını tespit ederek kök yargıya varmak; tutarlı bilgiye erişmek için kaçınılmazdır. Onun için İmam Gazâlî, “Bütün ilimlerin başı iştikak/etimoloji bilgisidir” demiştir.

Her kelime, mâverasındaki manaya ve mefhuma bir atıftır. Bu atfı görmeyip kelimenin formuna takılmak, kastedileni anlamamaktan öte ona anlam biçme cüreti ile sonuçlanır. Wittgenstein: “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır” derken aynı zamanda dilin, algının çerçevesini belirlediğini anlatmak ister. Kelime düşüncenin formudur. İnsan kelimeler sayesinde düşünür, anlar ve algılar.

Etimoloji Sözlükleri

Türkçenin Etimolojik Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu: Türk Dili’nin etimolojik sözlük çalışmalarının ilki İsmet Zeki Eyüboğlu tarafından “Türkçenin Etimolojik Sözlüğü” adıyla yapılmıştır. Ciddi emek ve gayret sarfedilerek ortaya konan eserde, alanındaki ilk deneme olması dolayısıyla zanni yorumlar ve yanlış bağlantılar, diğer sözlüklerle karşılaştırmalı bir okuma yapıldığında göze çarpmaktadır. Özellikle Doğu/Arap kökenli bazı kelimeleri Batı kökenli olduklarına dair ısrar, buna örnek olarak verilebilir.

Türk Dillerinin Etimolojik Sözlüğü, Hasan Eren: Etimoloji alanında yazılmış bir diğer sözlükte TDK Başkanlığı yapmış Hasan Eren’in “Türk Dillerinin Etimolojik Sözlüğü”dür. Sözlükte geçen hemen her kelimenin Türk lehçelerindeki ve diğer ilişkili dillerdeki kullanımı ve karşılığı verilmiştir. Zaman zaman anlam kaymalarına da dikkat çekilmiştir. Diller arası kelime alışverişinin detaylarını sözlüğe daldığımızda görebiliriz. Hasan Eren’in eseri genel mahiyette bir yapıt olup Türkçenin bütün kelimelerinin etimolojisini içermediğini söylemeden geçmeyelim.

Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü, Sevan Nişanyan: Nişanyan bu eserde, Türkiye Türkçesi’nde kullanılan 12.000’i aşkın sözcüğün kökeni araştırmış, yabancı dillerden alınmış sözcüklerin o dildeki kökenleri, en eski yazılı kaynaklardan örneklendirmiştir. Kelimelerin dünyasına ilgi duyan hemen herkesin, mobil cihazına yüklediği bu sözlük hakkında “Türkçe kökenli olduğu hâlde yabancı kökenli gösterilen birçok sözcüğün bulunduğuna dair” ciddi akademik eleştiriler vardır…

Türkiye Türkçesindeki Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü, Tuncer Gülensoy: Gülensoy’un çalışması 2007 yılında Türk Dil Kurumu tarafından basılmıştır. Kelimenin anlamından sonra koyu harflerle kökeni, sonra sırasıyla tarihî lehçelerdeki, Anadolu ağızlarındaki ve diğer lehçelerdeki biçimleri gösterilmiştir. Türkçeden diğer dillere geçen kelimeler özellikle vurgulanmıştır. Sözlükte bazı maddelerde, büyük harflerle yazılmış “yanlıştır” ibaresi dikkat çekmektedir. Bu uyarıların yer aldığı kutucuklar, eseri alanında üst seviyeye çıkartmaktadır. Kutucuklarda, sözcük hakkında daha önce yapılmış (özellikle Nişanyan ve Hasan Eren’e ait) etimoloji denemeleri, sonra da Gülensoy’un görüşü verilmiştir.

Sözlük, Türkçe kökenli kabul edilen kelimeleri, zengin bir anlatımla arayıcıların istifadesine sunmaktadır. Ben bu eseri, sadece gerektiğinde değil belirli periyodlarla incelenmesi insana zevk veren ve zihne vites arttırmaya yardımcı bir eser olarak görüyorum.

Kelimenin Şifresi, Olcas Süleymenov: Dil ve edebiyat alanında birçok eseri bulunan Kazak yazar Olcas Süleymenov’un etimoloji sözlüğü, “Kelimenin Şifresi” adıyla Türkçeye çevrilmiştir.

Kelimelerin kökeni hakkında ciddi bir arkeoloji ürünü olan eser, Avrasya’da ortaya çıkmış dillerin etimolojisini dilbilimsel ve tarihsel açıdan ele almıştır. Süleymenov, ilk gramer kurallarının oluşum sürecinin ve dillerin birbirleriyle olan etkileşimini günyüzüne çıkmasını sağlamıştır. Dolayısıyla eser, insanlığın ortak dilinin yeniden canlandırılmasını gündeme getirmektedir.

Ertan Babacan

DİĞER YAZILAR

6 Yorum

  • Merve , 01/10/2019

    kebіr “büyük, yaşlı; şerefli, ulu”nun çoğul şekli kibār demiştik. Yani sadece büyük değil yaşlı içinde kullanılır. Kibar ise herkese terbiye dâhilinde ve nezâketle muâmele eden, ince, nâzik ve zarif (kimse) olarak bilinir. Türkçedeki kelimelerde bazen anlam değişmesi olur. Mesela Uşak kelimesi eskiden erkek çocuklar için kullanılırken günümüzde hizmetçi anlamında kullanılıyor. Anlam değişmesi,anlam kötüleşmesi olabilir.Ama kibar kelimesiyle kebir arasında bir anlam değişmesi yok aslında sadece kibar kebirin çoğulu

  • Merve , 23/09/2019

    Kibâr kelimesi Arapça bir kelimedir. Kebir kelimesinin çoğulu kibardır. Yani fiâl babındadır(kalıbındadır.)

    • Ari Salminen , 30/09/2019

      Çok teşekkürler

      Arapçada k-b-r “büyüklük” anlamını taşıyor, anladığım kadarıyla. Nasıl olur da Türkçede ‘kibar’ kelimesinin anlamı çok farklıdır, yani “iyi davranan vs.”?

  • Ari Salminen , 18/09/2019

    Merhaba
    Benim anadilim Fince, ama Türkçe öğrenmiş oldum (biraz da olsa!).
    Merak ettiğim soru: Türkçede “kibar” kelimesi var ya. Onun etimolojisinde Arapça “kabir” var (anlam ‘büyük’). Bu terimin nasıl ‘büyük’ anlamından ‘kibar’ anlamına geçtiğini merak ediyorum.
    Işık verebilirseniz minnetarım

    • Aylin , 09/11/2020

      Bu kelimenin aslı ‘Kabir’ değil ‘Kebir’dir. Arapçada büyük anlamına gelir ve kuralsız çoğuldur. Kebir sözcüğünün çoğulu Kibar’dır. Yani türkçede olduğu gibi zarif, zarafetli anlamına gelir. Arapçada ise büyük anlamına gelir. Umarım anlatabilmişimdir.

    • Osman , 23/12/2020

      İlme, bilime verilen önemden kaynaklı. Çok bilgili, fazlaca eğitimli ve ilmen çok büyük olacak ki, nazik davranış göresin. Cahil, yontulmamış kişiden nezaket görme pek beklenmez. Bilgili ki, zarif ve nezaketli kişi, dendiğinde kibarlığın bilgi ve ilimden kaynaklı olduğunu ve ilmin sonsuzluğu gibi vurgular vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.