İsmet Özel Nerede? Onu Nasıl Anlıyoruz?

  “İsmet Özel’de Türklük Kavramı” dosyamızın beşinci yazısını Abdussamed Geçer yazdı.

İsmet Özel, İsmet Özel’dir.”

***

Osmanlı müesseseleşmesinin tekemmülünden günümüze kadar olan süreç içerisinde, düşünce hayatımız tam manasıyla kendine farklı bir okul oluşturarak fikir üretiminde bulunamadı.

Daha önceleri defalarca, fikir adamının ve şairin ayrı adamlar olması gerektiğini belirtmiştik. Fakat istesek de istemesek de kabul etmemiz gereken bir durum var ki o da son yüzyılda şairlerin de fikir sahasında müdahalelerde bulunuyor oluşudur. Şairin kendisini ve etrafındakileri güçlü retorik yetilerini kullanarak sert bir biçimde fikir sahasına atmasının düşüncenin kalitesine, etkisine ve en önemlisi sahiciliğine ne derece yıpratıcı etkilerde bulunduğu ortadadır. Bir vecdin ve bilinç dışılığın etkisinde oluşan şiirin ve tamamen bilinç ile yapılabilecek, bilinci etkilemesi düşünülen fikrî faaliyetlerin aynı beyin kanallarından çıkıyor olması beni her zaman mütereddit etmiştir.[1] Ancak memleketimiz bize öyle şairler vermiştir ki onları oturup da bu tenkitlerimin ışığında değerlendirerek çöpe atamayız. Meselelere iyi niyetli yaklaşımları, edebiyat dünyamızda sadece şairlik yönüyle değil, şeref ve haysiyet yönleriyle de pırıl pırıl parlamaları onları apayrı yerlere koymuştur. Bu güzel adamlardan biri de İsmet Özel’dir.

İsmet Özel, düşünce dünyamızın en güzel caddelerinin birinde köşe başına dikilmiş, o caddenin namusunu ve haysiyetini, dimdik ve kanlı canlı koruyan oldukça mühim bir şairdir. Türklük ve Ehl-i Sünnet mülahazalarına getirdiği önemli tanımlar, meselelere, klasik düşünce metotlarını bir kenara atarak getirdiği yorumlar onu hep farklı bir yere koymuştur. Sırf bu değerli ve önemli yönü nedeniyle kimileri ona deli yakıştırmasını yaptı, kimileri kitap satmaya çalıştığını söyledi, kimileri de en akıllımız olduğunu ama deli numarasına yattığına inandı. Şahsen bunların hiçbirine inanmadım. Benim için İsmet Özel, hep İsmet Özel oldu. Komünistlerin en güzeli olan da İsmet Özel’di, bir müddet İslami hassasiyetlerle gazetelerde köşe tutan ve Türklük kavramına getirdiği yeni tanımla dikkatleri çeken de İsmet Özel’di. Zaten bir dönem şuydu ve bir dönem buydu değerlendirmeleri, ancak onu tanımamaktan dolayı ortaya çıkan yorumlardır. İsmet Özel’in şiirine bakan ve onu anlayan biri aslında İsmet Özel’in sıkıntı çektiği meselelerin hiçbir zaman değişmediğini, değişse de bunun tamamen kabukla ilgili olduğunu ve özde değişen bir şey olmadığını görür. Şiiriyle ilgili yorum yapmak benim alanım değil fakat şunu söyleyebilirim: İlk şiirlerinden beri onun damarında değişen hiçbir şey yok. Bu sebeple ona biraz daha farklı bir pencereden bakmayı becerebilmeliyiz. Ancak modernizmin bize en büyük armağanlarından biri olan insanları kalıplara sokma fetişizmimiz, İsmet Özel’i anlayabilmemize de engel oluyor.[2]

Sadece İsmet Özel’i anlamayanlarda değil, anladığını iddia edenlerde de sıkıntı durumlar gözlenmektedir. Onu seven ve sayan birçok arkadaşımızda maalesef onun fikirlerini savunmak büyük bir dert halini almıştır. Hatta onun fikirlerini savunmak yerine, genelde sadece onu savunan bir pozisyona düşülmüştür. “Aslında kastettiği şey…” diye başlayan cümleler uzayıp gider her defasında. İsmet Özel’e besledikleri sevgi ve saygı yüzünden, onun fikirlerini -ciddiyetle beyan ettiği fikirlerini- “Aslında öyle değil”lerle yeniden yorumlamak çok büyük haksızlık oluyor.

İsmet Özel (ya da başka değerli şairler) konusunda gereksiz savunma güdüsünden ve gereksiz makaslama, sansürleme anlayışından vazgeçmek gerek.

İsmet Özel’i İsmet Özel olarak anlamak ve algılamak gerek. Ne ona üzerine almayacağı/alamayacağı misyonlar yüklemeliyiz ne de onu kendi bakış açımızla tanımlayıp kendi sınırlarının dışına çıkararak binlerce İsmet Özel oluşturmalıyız.

İsmet Özel, İsmet Özel’dir.

O hep kırk yaşındadır ve hep şairdir.

Abdussamed Geçer

 Dipnot:

[1] Özellikle şiir geleneğimizin getirdiği anlayış şiirin vecdî bir mesele olduğunu bize düşündürtmektedir. Ülkemizin şairlerinin de genel itibariyle şiire vecdî bir mesele olarak yaklaşıyor olması göz ardı edilmemelidir.

[2] Hatta muhterem düşünürlerimizden(!) biri İsmet Özel’in düşünceleri için, “İsmet Özel Türk-İslam sentezini eğip bükerek başka bir şey söylediğini sanıyor. Ama söylediklerinin hepsi Türk-İslam sentezine çıkıyor” minvalinde bir şeyler söylemişti. Fakat İsmet Özel zaten Türk-İslam anlayışına karşı duran bir insan… Çünkü ona göre Türklük, ancak İslam’la gerçekleşebilecek bir şey. Böyle bir yorumun yapılabilmesi için zihnî balansın kayık olması gerekir. Ayrıca sentez, birbirinden ayrı iki “şey” için geçerlidir. Türklük ve İslamlık İsmet Özel için iki ayrı “şey” değildir.

İsmet Özel dosyasının diğer yazıları:

  1. “Modernizm Anti-Türk Bir Şeydir”
  2. Bir Frantz Fanon Cümlesinden İsmet Özel’e Çıkmak
  3. Türkiye’nin Geleceğini Nasıl Elde Tutabiliriz?
  4. İsmet Özel Şovenist midir?
  5. İsmet Özel Nerede? Onu Nasıl Anlıyoruz?

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Sophia , 05/03/2013

    İsmet Özel’i anlamak sandığımdan çok daha zor olacak biliyorum. Şiirlerini anlayamadığımda dahi o ahenk, o kelimelerin derinliği büyülüyor beni,tekrar okuyorum çaresizce. Ancak İsmet Özel’in katıldığı programlarda yaptığı açıklmalar beni fazlasıyla şaşırtmakta ve ben ne yazık ki hala hazmedemiyorum söylediklerini.Umarım ki anlayamadığımdandır bu yadırgamam,çünkü önümde çözülmesi gereken bir şiir ummanı var ve ben vazgeçmek istemiyorum onlardan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir