Kadıköy Çıkartması

Davut Bayraklı da O Yolun Yolcusuymuş!

* 13 Kasım 2012 Salı günü Edebifikir‘in üç kalemşörü büyük muharrir Muharrem Cezbe, şair Sulhi Ceylan, bir de Türkolog Davut Bayraklı günah şehri Kadıköy’de bir araya geldiler.

* İskele camisinin önü “buluşma yeri” olarak kodlandı. Bundan sonra buluşma yeri dendiğinde burası anlaşılacak, bütün Edebifikir okuyucusu ve muhibbânının bunu böylece kullanması gönlümüzden geçendir. Kadıköy’de kapitalist sistemin pek çok para ütücü mekânının önünde beklemek, onların adını anarak yer tarifi yapmaktansa bu tercih edilmelidir. Davut Bayraklı da nişanlısıyla Kadıköy’de buluşursa böyle yapacak. Hatta caminin içinde de buluşabilirler, sonuçta nişanlı adamın bir gözü kapalı gezmesi lâzım.

* Rıhtımdaki taze meyve suyu satan yerden her zamanki gibi bir şeyler içelim diye niyet edildiğinde, herhalde nişanlı olduğundan, Davut Bayraklı nar suyu içeceğim ben diye tutturdu. Sulhi Ceylan ile üstad Muharrem Cezbe, “erkek adam, zırt pırt standart değiştirmez” diyerek portakal suyuna yöneldiler. Davut Bayraklı, elbette kınandı.

Zafer Ekin Karabay‘ın bir mısrasındaki “eli bırakılan çocuk” imgesini beğenmeyen Davut Bayraklı‘da şiir duyargalarının evlilik sath-ı mailine girmesiyle ölmeye başladığı anlaşıldı ve bize bir hüzün çöktü. Üstad, Sulhi Ceylan‘ı teselli etti. Kendisinin doğru yolda olduğunu, bu münkirlerin bir imtihan olduğunu ve Allah Teâlâ’nın kendisini sınadığını söyledi.

Kadıköy’ün ne kadar melanet bir şehir olduğu herkesin malumudur. Güzel mekânlar bulmak zordur Kadıköy’de. Bahariye caddesi üzerinde, Moda pasajındaki sahafların girişinde güzel bir mekân açılmış: Yokuş Çay Evi. Bütün arkadaşlar, takdirle karşıladı mekânı. İnşallah kendini bozmaz diye dua edelim. Sulhi Ceylan‘ın dediğine göre yeni açılan mekânlar çay fiyatını 1 lira ile başlayıp sonradan 1,5 liraya, 2 liraya çıkartıyormuş. Tabiî, 1 liraya Kadıköy’de çay bulmak mümkün de değilmiş. Edebifikir, her caminin bir de çay ocağı olmasını savunuyor. Sulhi ceylan:

– Bizim mahalledeki caminin çay ocağı var. Çay 50 kuruş.

Davut bayraklı:

– Abi sizin oraya gitmek zaten 6-7 liraya mâl olur. En iyisi şurada paşa gibi 1-2 liraya çayımızı içelim.

* Yokuş Çay Evi’ni Türkiye’mizin kutsal toprakları Rize‘den bir arkadaşımız işletiyor. Genç, neşeli, dinamik bu arkadaşımız mekânı gayet güzel dizayn etmiş. Edebifikir olarak sık sık Yokuş Çay Evi’ni ziyaret etmeliyiz. Hem sahaflara yakın. Kitap var, çay var, Türk kahvesi, sohbet var… O hâlde Yokuş Çay Evi’ne bol bol gitmek var. Yokuş Çay Evi, Bahariye‘nin tenha bir noktasında olmasıyla da öne çıkıyor. Bu özelliği, Edebifikir erbabı için çok kıymetli malum.

* Türkolog Davut Bayraklı, Yokuş Çay Evi’nde otururken bir ara tütün içeceğim bahanesiyle dışarıya doğru yürüdü. Meğer telefonla rapor veriyormuş. Sulhi Ceylan, bu durum üzerine üstad Muharrem Cezbe ile göz göze geldi, üstadla acı acı bakıştılar. 45 dakika kadar dükkânın önünde perişan, iki büklüm vaziyette telefon konuşan Davut Bayraklı’nın soğuk terler döktüğü her hâlinden belli oluyordu.

Edebifikir‘de önemli gelişmeler, değişikler olacak. Bunlar üzerine uzun mütalaalar yapıldı.

* Sulhi ceylan, bütün itirazlara rağmen Hilmi Yavuz’un “büyü’sün de küçülsün yaz” kitabıyla son çıkan mevkutesini aldı Yky’den. Sonra müteşairin “hüzün ki en çok yapışandır bize” dizesi Davut Bayraklı tarafından zikredildi. Davut Bayraklı nişanlı olsa da bu çıkışı yerindeydi.

Mefisto‘da edebiyat dergilerine göz atarken Ömer Ertürk’ün Eliz dergisinde şiirinin yayınlandığını fark ettik.

* Sulhi ceylan çantasından Mühür Dergisi’ni çıkardı, okumuş ve isterse ekipten birine verebileceğini söyledi.

* Sulhi Ceylan, bu sene Hakan Arslanbenzer‘in yıllık çıkarmadığını söyledi. Telefonundan internete girip bakınca,Fayrap‘ın 4-5 aydır çıkmadığını tespit etti. Herhalde maddî sıkıntıları var diye konuşuldu.

Mustafa Çolak artık kitap bile okumuyormuş. Davut Bayraklı‘nın da akıbeti böyle mi olacak?

* Kitap fuarının yaklaşması üzerine, hakkında birkaç kelam edildi. Kitap fuarına girişin paralı olmasını eleştirmişti daha önce Sulhi Ceylan. Konferanslara bakıldı. Davut Bayraklı Muhyiddin Şekur‘un konferansına, Sulhi Ceylan daDücane Cündioğlu’nun söyleşisine gitmek istediğini söyledi. Üstad Muharrem Cezbe‘nin gözleri doldu, hüzünlendi. Eski dostlardan biri olsaydı da konferansına gitseydim diye söylendi. Sonrada Namık Kemal ile başından geçen bir hadiseyi nakletti. Sonra da muhabir arkadaşa dönüp “bunlar, sizin tabirinizle ‘off the record’tur ha evladım” dedi.

* Bedri Gencer hoca takdirle ve hürmetle anıldı. İlim öğrenmenin faziletleri konuşuldu. Davut Bayraklı bol bol yerildi.

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Mümtâz ve Nûran , 19/11/2019

    Bir zamanlar bir Edebifikir vardı, bir zamanlar Davut Bayraklı nişanlıydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir