Avrupa’da 880 bin Köle Yaşıyor

Mehmet Raşit Küçükkürtül, iktibas defterine devam ediyor.

***

(İktibas Defteri IV)

20.

“ingiliz hakikisini kontrol edemediği her şeyin derhal sunisini piyasaya sürer. suni ipek, suni deri vs.” ömer özkaya

“kgb, mı6, cıa ve mossad’ı atlatıp bir anda ortaya çıkan “hayalet” örgüt ışid, kuzey ırak’ı silahlandırmanın örtüsü olmasın!” ömer özkaya

“en iyi futbolcu benim. messi, milan maçında topu bile göremedi. pele’yse yanlış hapları aldığı için her zaman aptalca konuşuyor.” maradona

“mustafa sarıgül; ‘rabbim, bismillah ve atatürk’ kelimelerini kullanmadan benimle on beş dakika tartışabilsin, adaylıktan çekilirim” sırrı süreyya önder (30 mart yerel seçimleri esnasında)

“futbol ayak oyunu değil ayakla oynanan oyundur.” şenol güneş

“messi benim yanımdan hızlıca geçip bana çalım attığında futbolu bırakmaya karar verdim.” david beckham

“yaşadığın yeri cennet yapamadığın müddetçe kaçtığın her yer cehennemdir.” arı bonnie

“bir müdahale olacaksa bunu abd yapacak gibi görünüyor.” bülent arınç

21.

“nihayet cahit ağabey işten başını kaldırdı, tek tek nerelerde okuduğumuzu sordu. urdu dili, arap dili, edebiyat ve siyasal…

bana urduca bir dergi gösterdi, ‘afganistan ile ilgili urducadan bir makale çevirisi yapabilir misin?’ cevap: ‘yok, henüz yapamam.’

arap dilindeki arkadaşa sordu, ‘siz arapça’dan çeviri yapabilir misiniz?’ cevap aşağı yukarı aynı yırtılan bir sesle: ‘yok yapamam.’

edebiyat okuyan arkadaşa: ‘siz daktilo biliyor musunuz?’ cevap aynı tonda: ‘hayır bilmiyorum’.

siyasallıya: ‘siz daktilo veya ingilizce biliyor musunuz?’ cevap: ‘hayır.’

‘öyleyse,’ dedi zarifoğlu, ‘siz kumrular gibi düşünmeye devam edin; türkiye darülharp mi darülislam mı diye?’ öyle dedi ve işinin başına döndü.

bunu niye anlattım? bunu niye anlattığımı bilmiyorum ama bunu anlattım.”

mustafa şahin, “ip koptuğu yerden bağlanır”, kalemberk 8, bahar 2002.
kaynak: http://www.dunyabizim.com/?atype=haberyazdir&articleıd=11275&tip=haber

22.

alman der spiegel dergisinin avrupa parlamentosu’ndaki bir komisyonun raporuna dayandırdığı habere göre, avrupa birliği sınırları içerisinde 880 bin kişi “kölelik” şartlarında çalıştırılıyor. rapora göre, 880 bin kişinin dörtte biri seks kölesi olarak çalıştırılırken, çeteler onların sırtından milyarlarca euro kazanıyor.

13 ekim 2013 pazar (kaynak: t24 haber sitesi)

23.

koç topluluğu onursal başkanı rahmi koç, özel adaya sahip türk işadamlarının başını çekiyor. marmara denizi’nde tuzla’nın karşısında yer alan ve koç adası olarak anılmaya başlanan adanın önceki sahibi, 1960’dan beri burada oturan, fransız asıllı bir kadın. sahibinin 1970’lerin sonunda vefatı ile bakımsız kalan ada kısa sürede harabeye dönmüş. ada, bu tarihte rahmi koç tarafından satın alınmış. 1989 yılında adayı ünlü mimar bülent bulgurlu’ya yeniden inşa ettiren rahmi koç, burayı ailesi için kullanıyor.

yayınlanma tarihi: 9 aralık 2010
kaynak:http://www.finansgundem.com/haber/ada-sahibi-unluler/261170#ixzz2hn0yorea

24.

bild gazetesinde yer alan habere göre, rheinland pfalz eyaletinde, öğretmenlerin facebook ve benzeri sosyal paylaşım sitelerinde öğrencilerle arkadaş olmalarının yanı sıra öğrencilerin notlarını paylaşmalarına, ödev vermelerine veya gezi planlaması yapmalarına yasak getirildi. yasaklamaya, facebook’un özel bilgileri değerlendiren bir platform olması gerekçe gösterilerek bunun, okulun eğitim verme görevine aykırı olduğu ifade edildi.

yayınlanma tarihi: 22 ekim 2013 salı
kaynak:http://www.tumhaber.com.tr/haberoku.php?haber_id=150232

25.

islâm’ı kendi öz değerleriyle, kendine mahsus çerçevede kabul etmek istemeyen herkes onu sanki bütünlükten mahrum bir anlayış imiş gibi bir veya birkaç hükmüyle mutlaklaştırmak, böylece islâm’dan ayrı başka bir bütünde eritmek, gayr-i islâmî bir yapıya monte etmek dileğindedirler. bunun en basit ve göze batan örneği her türlü insanın bulunduğu, daha çok orta ve alt tabaka insanların çoğunlukta olduğu “genel” yerlerde gördüğümüz “temizlik imandındır.” ibaresidir. böyle bir ibareyi yazıp asma emrini veren yetkilinin meselesinin hiç de “iman” olmadığı sadece bu sözü geçen alanda temizliğe riayeti temin gayretinde olduğu besbellidir. yani amaç temizliktir, iman değil. öyleyse temizliği iman yardımı olmadan sağladığı yerde artık temizlik imandandır demek gereğini duymayacaktır. bu küçük örneğin gösterdiği islâmî bir mazeret ve gayr-i islâmî  bir yapı arasındaki ilişki bütün insan faaliyet alanlarında ve her mikyasta kendini gösterebilmektedir. böylece islâm parça parça, dağınık, tutarsız hükümler topluluğu imiş gibi, kendi tutarlı bütününü kurmuş her yaklaşımın işine gelecek biçimde devreye sokulmak istenir.

kaynak: taşları yemek yasak, ismet özel, sy. 80, nisan 2013 –  yeni edisyon 1. baskı – istanbul

26.

ebû süleyman ed-dârânî (kuddise sırrıhu) şöyle demiştir: ‘evlenen kimse dünyaya meyleder. evlenip de eski durumunu muhafaza edebilen bir tek mürid görmedim.’ kendisine ‘senin kendisiyle yakınlık kuracağın, ünsiyet edeceğin bir kadına ihtiyacın yok mu?’ dediklerinde, ‘hayır, allah nasip etmesin! çünkü evlenip kadınla ünsiyet etmek, allah’tan uzaklaşmaktır.’ cevabını vermiştir.

gazâlî (kuddise sırruhû) sözlerine şöyle devam etmektedir:

“bu bakımdan müridliğin şartı, marifette kuvvet buluncaya kadar, başlangıçta bekâr olmaktır. tabii bu da şehvet kendisine galebe çalmadığı zaman söz konusudur. şayet şehvet kendisine galip gelirse, şehveti uzun bir açlık ve devamlı oruç tutmakla kırmalıdır.

kaynak: behcetü’s seniyye (nakşîbendî âdabı) – muhammed b. abdullah hânî, semerkand yayınları, ist. 2011, 1. baskı, sy. 101

27.

abîde es-selmânî ölüm döşeğinde kitaplarını istemiş ve onları imha etmişti. gerekçesi şuydu: “benden sonra birilerinin gelip onları yerli yerince koyamayacağından (doğru kullanamaycağından) korkuyorum!

kitaplar tedvin edilmeye başladıktan sonra imam evzâi hayıflanarak şöyle diyordu: “bu ilim kıymetli bir şeydi ki bunun ehlinin ağzından alırlar ve bir araya gelerek müzakere ederlerdi. ne zaman ki kitaplara yazıldı, nuru gidiverdi ve ehil olmayanın eline geçti!”…

imam şafiî’nin, hocas vekî’ye hafızasının kötülüğünü şikâyet ettiği, vekî’nin de ona, ilmin bir nur olduğunu, nurun ise günahkâra verilmeyeceğini söyleyerek günahlardan uzak durmasını tavsiye ettiği meşhurdur.

kaynak: hadif hafızlığı-2, m. fatih kaya, rıhle dergisi, 3. sayı

DİĞER YAZILAR

4 Yorum

  • ? , 29/08/2014

    nasıl yani? kadir topbaş metrobüsü oralara kadar mı uzatmış?

    • Mustafa Sarıgül , 09/09/2014

      o metrobüsü ancak alkolsüz bira satan, mütesettir nargileci kızların mekanlarına kadar uzatır.

  • Bülent Arınç , 26/08/2014

    M. Raşit Küçükkürtül çok kalbimi kırdı, kötü niyetli bir iktibas.

  • süttençıkmışakkaşık , 25/08/2014

    “mustafa sarıgül; ‘rabbim, bismillah ve atatürk’ kelimelerini kullanmadan benimle on beş dakika tartışabilsin, adaylıktan çekilirim” sırrı süreyya önder (30 mart yerel seçimleri esnasında) Raşitin halleri, Raşitin halleri, Raşitin halleri :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir