Bardakların Hüznü

Vitrin Eylemi

Evlerin oturma odalarında vitrinler vardır. Hani uzunlamasına, ön tarafı camdan olan, rafları da genellikle cam olan bu gösteri mekânı. Orada duran bardaklara hiç uzun uzun baktınız mı?  Onların uzun süre yerlerinden kımıldamadan, kullanılmadan, içine su, meşrubat, çay doldurulmadan asırlarca durduğunu ve bu durmanın insanlık tarihi kadar eski bir duruş olduğunun farkında mısınız? Kimsenin aklına gelmeyen bu bardakların hüznüne ortak oluyoruz. Çünkü onlar büyük bir umutla alınan, büyük bir amaç için vitrine konulan evlerin en nadide parçalarıdır.

Ola ki bir gün bir misafir gelir ve ola ki bu misafir önemlidir. Ve sıra o vitrinlerde ki nadide bardaklara gelir. Ama kesinlikle ve genellikle öyle olmaz. Çünkü o bardaklar camdan bir hapishaneye kilitlenmiştir ve onları özgürlüğüne kavuşturmak o kadar zor bir çaba gerektirir ki, bu çabanın verilmesi için neler yapılması gerektiği dahi meçhuldür. Ve bardaklar; camdan hapishanesinde gözlere hitap etmekten kurtulamaz. asla bir dudakla buluşamaz.

Ben şimdi bir aşk şiiri yazıyor olsaydım şöyle derdim ve bu “derdim” bir imgelem olarak durabilirdi:

Seni vitrindeki bardaklar gibi bekliyorum” bu sevimli ve güzel cümle aslında bardakların o gizli tarihinin ortaya çıkartılmasının ve bardaklarının kişileştirmesidir. Ona insanlara özgü bir özellik veriyoruz, verişimizde de haklıyız. Çünkü bardak bile olamayan insanlar var.

Vitrindeki bardakların hüznüne ortak oluşumuz içimizdeki o gösteri toplumunun acımasız halidir. Dedik ya bin bir türlü düşünceyle alınan ve kullanılması gerekli olan bu bardakların neden bir türlü kullanılmadığını anlamış değiliz!

Bu bardakların kaderi yoksa sadece gösterilmek için midir? O zaman sadece fotoğraflarını koysaydık yeterli olmaz mıydı?

Ayrıca, bardakları haps etmek için o vitrinleri kimlerin aldırdığını ve zihniyetlerini çok iyi biliyoruz. Bir bahsi diğer…

O bardaklar var ya o bardaklar, her gece saat 00.00’ı vurduğunda ağlarlar, çığlık çığlığa haykırırlar. Onlar sesini duyan ve onların hüznüne ortak olan bizler bir gün gelecek ve tüm o vitrinleri kırarak bardakları özgürlüklerine kavuşturacağız.

Tüm vitrinleri kırmalı…

Edebifikir Vitrindeki Bardakları Özgürlüğüne Kavuşturma Heyeti

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • büşra'nın eltisi , 27/11/2013

    benim evdeki vitrinin aynısını koymuşsunuz görsele.
    ama gerçketen kırmayın, gerçeketen önemli misafirler gelebilir.
    hem o bardakların canı yok ki, onlara kötü davranabilriiz bence. sence de öyledir. herkesçe bilinen bişi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir