Edebifikir Kârilerine Ültimatom

Serdar Kocabaş, Edebifikir okurlarını unutmamış.

***

“Okuyucu velinimetimizdir” diyeceğimizi zannediyorsanız zannedin. Size birkaç laf hazırladık.

Ey kâri, bu sitede sadece okumalık metinler bulunmaz. Bilakis Edebifikir fikri eylemle evlendirme davasında olan bir mekândır. Bunu bilip öyle ziyaretimize gel. Çayını ve şekerini eksik etme.

Ey kâri,  baskı ve zorlayıcı aygıtlara, düşüncelere ve hiyerarşilere karşı gelmek adına protest tavrı olan bir ruh ile hareket eder burası. Bilesin.

Ey kâri, Edebifikir okumak, varlığın özüne bir çağrıdır. Dünyada yer işgal etmenin bir bedeli olduğunun farkındalığını okuyucusuna vermekle kendini yükümlü hisseden bir sitedir burası.

Ey kâri, sitede okuduğun tüm metinler, sel gibi büyüyen bir yürüyüşün prova hareketleridir. Yeri geldiğinde sıkılı yumruğun ve zâlimlere karşı öfken ile meydanlarda yerini almasını bilmelisin. Çünkü eylem, en çok meydanlarda güzeldir. Eylemin bir kız ismi olmadığını da anlamışsındır artık.

Ey kâri, okumak; kayıp ülkelerin anahtarını elinde taşıyor olmaktır. Okuduğunu düşünmek, düşlerde düş kurmak, hayatın anlamını aramak, yenilenlerin nefesini içinde hissetmek; erdemli bir varoluşlu zorunlu kılar. Bu zorunluluğu en derininde hissetmiyorsan eğer, sen bu siteye değil, magazin sitelerine lâyıksın. Daha ne duruyorsun!

Ey kâri, anlam demek Hak demektir. Anlamsız bir dünya, şeytanın kucağında geçen bir süreçtir bizim gözümüzde. İzzeti nefsin var ise şeytanın kucağına oturmazsın. Sana pışpış yapacak şeytanlarını kov ve yazdıklarımızı oku.

Ey kâri, okudukların senin silahındır. Okumadıkların mermilerin. Ne kadar okursan o kadar zırhını kuşanırsın. Hayatın içinden devşirip sunduğumuz tüm yazılar öfke selimizin sana doğru akışıdır. Damla misali deryaya katıl ve kesrette vahdete yolculuk et. Bu, seni sana anlatacak bir çağrıdır.

Ey kâri, kâinatın sessiz ve kadim müziğini dinlemeye çağırıyoruz seni. Bu sessizlik bir vaveylayı içinde taşır. Tek güvencemiz, her insanın hâlâ bir vicdanı olduğuna inanmamızdır. Sen de inan. İnsan vicdanını kaybettiğinde artık insan değildir çünkü. Bunu aklına koy ve vicdanına sahip çık.

Ey kâri, eylem eylem büyüyen öfkemizi seninle paylaşıyoruz. Her eylem bizim sahih yaralarımızın, rahatsızlığımızın göstergesidir. Sen de mahallende, hak edenlere bu öfkeni haykır, isyan et, kır, yık ama daha iyisini de inşa et. İyisini yapamayacağın bir işe yeltenme.

Ey kâri, şiddeti gerektiği yerde uygulamak adalettir. İçindeki şiddeti gerekli zamanda gerektirdiği kadar fısıldat. Adalet üzerinde toplumlar yaşar ve geleceğe yürür. Adalet yasal zamanda şiddettir.

Ey kâri, bu sitedeki kişiler ve yazılar sadece Allah’a hesap verileceğinin bilincinde ve O’nun yanına gidildiğinde “Bana ne ile geldin?” sorusuna cevap verebilecek bir hayatı yaşamak ve yaşatmak için zuhur etmiştir. Kendine gel, kendin ol, BEN’ine savaş aç ve BEN’ini kutsayanların yüzüne tükür. Sadece Benlik’ini silenlerle eylem aksiyona ulaşır, bu da bir şarttır. Bunu da aklında tut.

Ey kâri, hayatın anlamına giden yolculukta Edebifikir sadece bir duraktır. Diğer duraklardan farkı seni kalbine dönmeni çağırması ve erdemi kilometre taşı olarak kabul etmesindendir. Kâinatın kalbine kulak ver. Bu kalbe kulağını yasla ve duymazdan geldiğini sesin farkına var.

Ey kâri, kâinat aşktan gelmiştir ve aşka gidecektir. Site de tüm yazılanlar bu aşkı anlatmayı kendilerine görev saymışlardır. Âşık ol, maşuk ol, aşk ol ve ER artık kendisine erilmesi gerekene.

Ey kâri, varoluş sancısını her an sırtında hisseden bir sitedesin. Artık senin için hiçbir şey eskisi gibi olmamalı. Bir şeyler değişmeli, artık düşünmeli ve düşmelisin. Düştüğün yerde seni kaldıracaktır elimiz. Dünyanın kökeni, yapısı ve onun içindeki insanın konumu, fonksiyonu ve varlığının sebebinin derin suları artık seni bekliyor. Derinlerde boğulma korkusuna kapılma, sana durak olacak, soluk aldıracak burası. İnci sadece istiridyenin içinde bulunur ve denize dalmadıkça ulaşamazsın, unutma.

Ey kâri, şiir bir varoluş biçimidir. Havaya kaldırılmış, sıkılı bir yumruktur. Allah’a olan özlemimizidir. İçimizdeki o gurbet acısının dile getirilişidir. Garibanların ve mazlumların yanından geçerken kendimize duyduğumuz öfkenin kendisidir. Kendi şiirini yaz artık. Fakat kendine asla şair deme.

Ey kâri, zamanı avuçların ile kanırtmanın zamanı geldi. Kendi avuçlarından ve zamandan akan kan ile yıkanmalı bu dünya ve yıka şehrini. Temizlik güzeldir.

Ey kâri, İKRA ayetinin nasıl bir “okuma” olduğunun farkında olup bu bilinç ve idraki seslendiriyoruz. Bu sitede isen artık âlemin okunması gereken bir ayet olduğunun farkındasın. Farkındalığını fark ettir. İKRA; okumanın anlamını öğrenmen için bir mihenktir. Sana başlaman gereken yeri öğretecektir.  Başla artık.

DİĞER YAZILAR

3 Yorum

  • üç gün arpanı derem , 26/02/2013

    Edebifikir okuyucusuna ültümatom verilmez, nasihat verilir.

  • mümtaz ve nuran , 25/02/2013

    “Ey kâri, bu sitedeki kişiler ve yazılar sadece Allah’a hesap verileceğinin bilincinde ve O’nun yanına gidildiğinde “Bana ne ile geldin?” sorusuna cevap verebilecek bir hayatı yaşamak ve yaşatmak için zuhur etmiştir. ”

    Bu cümleden daha anlamlı bir cümle olamazdı, harika!!

  • ben kimim , 24/02/2013

    kartalı gördüm ve zarif bir adamın zarif bir cümlesi dolandı dilime;

    “ve kuşlar da kaderle uçar…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir