İnsanlık, Geçmişi ve Geleceği Adına Tembelliğe Borçludur

Tembellik Meslektir Derneğimizin soruşturmasız üyesi Mustafa Yıldız, çok önemli bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor: “Teknoloji tembellerin icadıdır.”

***

Einstein -atomu parçalayan büyük deha-  “Bana çözmem için bir soru verilse ve bir saatlik süre tanınsa; kırk beş dakika soruyu anlamak, on dakika çözüm yolu üretmek ve beş dakika da çözmek için uğraşırdım.” demiş. Ki kendisi, gençlik yıllarında salak ilan edilmişti. Üniversite yılları boyunca da ışığa kafayı taktığından bu “statüsü” pek değişmedi. Ama o yılmadan devam etti. Diğer her şeyi elinin tersiyle itti. Onun tutkusu ışıktı…

Tembelliğin sebebi  tek kelimeyle tutkudur. Eğer bir tutkunuz varsa ve bu gerçek bir tutku ise, dünyadaki diğer her şeyi yadsıyabilirsiniz. Bu yadsıma, sizi bu özel alanda mesafe kat etmeye zorlar. Gelişirsiniz, yaşadığınızı fark edersiniz. Varoluş yeni bir boyut kazanır sizin için. Her türlü bedeli ödemeye hazır olursunuz.

Bu halinizden habersiz olan içi geçmiş insanlar, sizi dışlamaya başlar. Çünkü onlar, içine doğdukları dünyada olanlarla ilgilenirler. Gelişmenin ne demek olduğunu bilmezler. Akıl nimetini dünyaya bağlamışlardır. Dünyadan daha çok nasıl istifade edeceklerini düşünürler. Tutkuları olmadığı için vazgeçmeyi beceremezler. Sahip olmak ya da ait olmayı biricik hayat amacı haline getirmişlerdir. Bu da onları ömür boyu kaybetmeye mahkûm eder. Onlar için yapılacak bir şey kalmamıştır artık. Çünkü onlar için evrim, tersine işlemeye başlamıştır.

Tutkulu insanlarsa, tutkunu oldukları şeyi yeryüzüne indirme gayretindedirler. Çünkü gerçek tutku, henüz dünyaya doğmamış bir şey söz konusu olduğunda ortaya çıkar. Tanımlanamaz, başkaları tarafından anlaşılamaz. Diğer meseleler önemsizdir. Vazgeçilmelidir. Yadsınmalıdır. Onlara ne kadar az vakit ayrılırsa kârdır.

İşte hayatın -yani normal olanın/var olanın- pratize edilmesi bu yüce anlayışın sonucudur. Bütün rutinlerin basite indirgenmesi, tutkulara daha fazla zaman ayrılması açısından önemlidir. Yoksa insan neden icat yapmak istesin ki!

İnsanlığın “büyük” diye nitelediği, gerçekte ise son derece “pratik” olan bütün buluşlar, bu anlayışla ortaya çıkmıştır. Hatta modern zamandaki bütün sistem, tembellik hasletinin bir ürünüdür desek yanlış olmaz. Dilerseniz inceleyelim.

Mesela ulaşım… Atla, eşekle bir yerlere gitmeye üşenen insanlar otomobili üretmişlerdir. Otomobile tahammülü olmayanlar uçakları… Yalın kılıç çarpışmaktan yorulanlar silahı, oturduğu yerden ülkeleri yok etmek isteyenler füzeyi üretmişlerdir.  İletişim için de benzer süreçleri görebilirsiniz. Mektup, telgraf, telefon, internet… Hepsi de bir öncekinin zorluğundan şikâyetçi bünyeler tarafından tasarlanmıştır. Bugünse, mobil telefonlar sayesinde hepsinin cem edildiğini görebilirsiniz. Tüm bunlar “Daha kolay ve daha az zamanda nasıl yapılır?” sorusuyla ortaya çıkmıştır. Bu soru, gelişme denilen zırvanın kilit sorusudur. Yani hayatı pratize etmenin…

İşe tarihsel çerçeveden baktığımızda da sonuç değişmeyecektir. Yerleşik hayata neden geçilmiştir zannediyorsunuz? Konup göçmekten yorulmuş ulu insanlar sayesinde tabiî ki… Şehirleşme, mimari kimin ürünüdür? Kendisini uğraştıracak olumsuzluklardan uzak ve gözüne-gönlüne iyi gelecek bir mekân hayal eden zevkli tembellerin… Hiç at üstünde sanat yapıldığı görülmüş müdür? (Evet, savaş sanatı diye bir tabir vardır günümüzde; ancak bunun adına yerleşik hayattan sonra “sanat” denilmiştir. Hatta bütün sanatlar yerleşik hayattan sonra sanat olmuştur.)

Görüldüğü üzere pratiklik ve estetik, yani modern hayatın bütün nimetleri, tembelliğin bir sonucudur. Eğer tembellik olmasaydı, hâlâ taş devrini yaşıyor olabilirdik. “Geliştik de ne oldu? Dünyanın hali ne kadar berbat? Keşke taş devrinde yaşasaydık.” şeklinde haklı tepkiler olacaktır. Dolayısıyla bütün suçluların da tembeller olduğu düşünülecektir. Ancak, bozulmanın boyutuna odaklanıldığında hakikati karşımızda buluruz. Çünkü dünyanın bu kadar kötü olması için olağan üstü gayretler sarf edilmesi gerekmektedir. Bu da tembelliğin doğasına aykırıdır.

Tembeller sadece, kendisine dayatılan meselelere pratik çözümler üretir. Bu çözümlerin nasıl kullanılacağına iktidar delisi insanlar karar verir. Bunlar, tembellik hasletini bünyelerinden atmış, gafil ve tehlikeli insanlardır. Uzak durulmalıdır. Bir ayda yapılan bir işi, bir saatte yapılabilecek hale getirmenize rağmen, sizi bir günde on aylık iş yapmaya zorlayan onlardır. Ancak bu devran böyle sürmez!

Bir gün, bütün insanlığı kurtaracak o muhteşem icat yani yapay zekâ ortaya çıkarılacaktır. Bunu yapan kişi de dünyanın en tembel insanı olarak tarihe geçecektir. İşte o zaman, yattığımız yerden, yapay zekâya iş öğreteceğiz. Buluş yaptıracağız. Düşüneceğiz. Akıllanacağız. Tutku sahibi olacağız. Hayatın anlamına biraz daha yaklaşacağız… Atalarımızın “Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.” sözünü de yerde bırakmamış olacağız. Gelecek güzel olacak ve daha fazla uyuyabileceğiz.

DİĞER YAZILAR

5 Yorum

  • Tembel teneke , 30/10/2021

    Okumaya üşendim, yarıya varmadan bıraktım..

  • fatih , 12/03/2013

    teknoloji acizlik ve fakirlik vasfına bir cevaptır.. Beşer ilk günden bugüne, muhatap olduğu her hadisede, gittikçe, daha aciz daha fakir olduğu idrak etme fırsatını, diğer nazarla ‘lütfunu’ elde etmek şansını yakalamıştır. İşte gün geçtikçe bu şansı layıkıyla değerlendirme imkanı, yine aczine ve fakrine binaen verilen her türlü teknolojik terakkîyi idrak ve tefekkür sayesinde, ziyadeleşirken, bir yandan da nihayet insana tanınan mühletin biteceği vakit anbean yaklaştığından yani vakit tükendiğinden, verilen fırsatı değerlendiremeden terk-i diyar eylemek mecburiyetiyle başbaşa kalmaktadır. Hal böyle iken hususen bu asra ve asrın icaplarına muvafık lütuf ve ihsan edilen her türlü teknolojik terakkî ‘tembelliğin’ değil ‘acziyetin’ neticesi olduğu fikrini, bu kelamları okuyan idraklere, belki farklı bir nazar kazandırır, farklı pencereden seyrettirir düşüncesiyle arzediyorum.

    • Cemile , 12/03/2013

      Bu da farklı ve hakikatli güzel bir pencere.. Acizane tasdik ediyorum..

  • MMS , 13/02/2013

    tembelce haykırılmamış çok güzel…

  • abuzer , 12/02/2013

    bir edebifikir kuruluşu olan, tembellik meslektir derneği üyeleri olarak bizi bu seçkin haykırışlardan uzun zamandır mahrum bıraktığınız için teşekkür ederiz. daha sık haykırışlar temenni ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir