Otonomi Karşısında Bağımsızlığını Yağlamak

Siz… Evet, evet siz…

Yağmacı kişiliklerimiz çevrenin seslerini elbet absorbe edecek. Nakavt edilmiş olabiliriz. Yenik durumumuz güneş altında parıl parıl parıldayabilir. Fakat yine de içimizdeki cevheri kazacak tüm sondaj makinelerine karşı şiir diyoruz: Şiir ki varlığın sesini tüm benliğimizle hissetmek ve karşı ses vermektir.

Kendine yetmeyen insan başkasına hiçbir anlam ifade etmez. Kaç kement atarsa atsın zamana, kendisinde zamana yenilmiş bir hal vardır. Bu yüzden kendi otonomisini öz benliğinin muğlaklığıyla yağlamaya çalışır.

Ey insan! Bu ünlem ile kurulacak çok cümleyi barındırıyoruz.

Ne halt olduğuna dair büyük ve uzun cümlelerimiz var. Dinle…

Seni kontrol etmek isteyenler, sana özgürlük vaatleri ile gelecek.

Kendine haksız dedirtecek haklılıkların olabilir. Tüm haklarından vazgeçerek tüm otonomilerini tekmeleyebilirsin.

Cehenneme yol bulsun tüm gerçeklilik peşindeki sanrıların. Sanrı işi sakat hacı, tansiyon yapar. Özgürlüğünü sana aşılama yoluyla vermeye çalışıyorlar. Oysa özgürlük senin içinde.

Büyük laflar etmek için toparlanmadık burada. Burada hakkımıza doğranan cümlelerin hakikatini elde etmek için buluştuk. Bundan vazgeçmeyeceğiz. Bilincimiz nasırlaşıncaya kadar düşüneceğiz.

Ayağa kalkıp dokuz tekmil ile buradayız deyip tüm deniz görmüş yanlarımızla karton toplayanlarla buluşacağız.

DİĞER YAZILAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir