Şiir ve Cinayet

Künye: Şiir ve Cinayet, Salâh Birsel, Sel Yayınları, İstanbul, 2012.

***

Paul Bourget: “Edebiyat yaşam değildir.” (Sayfa 7)

Kerouac’a göre yol yaşamın ta kendisidir. Yolda’da bir ara şunu söyler: “Daha uzun bir yol var aşılacak. Ama ne tasa, yol yaşamdır.” (Sayfa 18)

… Erasmus’un şu sözünü anmak gerekecektir: “Yeryüzünde adı deliye, akılsıza, avanağa çıkmış olanlardan daha mutlu biri var mıdır?” (Sayfa 19)

Osmanlılar çağında İstanbul’un dışından sular getirilirmiş. Fırat, Nil, Tuna suları bunlarmış. Ama en çok Nil suyu aranırmış ve çok pahalıya satılırmış. Hele kapalı şişelerde satılan 1833 yılının Nil suyu en çok aranan sulardanmış. (Sayfa 30)

İtalyan buyurganı Mussolini’nin de pazarları gramofon çalmayı ve dans etmeyi yasakladığı hesaba katılacak olursa insanların somurtkanlığı, güler yüzlülüğe yeğ tuttukları daha iyi anlaşılmıştır. (Sayfa 32)

Victor Hugo’nun hiçbir kitabı Stendhal’in yazdıklarıyla boy ölçüşemez. Stendhal yaşamı boyunca her gün yazmış ve okumuştur. (Sayfa 35)

“Uykuyu yaratmış olana bin teşekkür!” der Cervantes de. (Sayfa 40)

Alman filozofu Max Scheler bir gece yanında horul horul uyuyan karısını uyandırarak şunu sormuştur: “Dünyada bunca sorun varken, sen nasıl uyuyabiliyorsun?”

Fransız yazar Gide günlüğünde Watteville adındaki bir bayanın ozanların ayakyoluna gitmediğine inandığını yazar. (Sayfa 43)

Doğrusu, gerçeğin hemen kavranması ne denli zorluysa, bütünüyle kavranması da o denli zordur. Ama insanoğlu gerçeğin bir parçasını kavradı mı, bütünü kavradığını düşüne kapılır. (Sayfa 58)

Salvador Dali 5 yaşında iken yaralı bir yarasayı ağzına almış ve başını hart diye ısırıp koparmıştır. (Sayfa 68)

Nietzsche’nin Napoleon’u üstün insan sayması da tehlikeyi ve savaşı sevmesi yüzündendir. Ona göre, Napoleon kasap değil, Avrupa’yı kendi benliğine kavuşturmak isteyen bir iyilikseverdir. (Sayfa 73)

Kimileri de gençliklerinde pek okur bulamamışlardır ama sonraları açılmışlardır. Alman filozofu Nietzsche bunlardan biridir. Zerdüşt’ün ilk baskısından sadece kırk tane satılmıştır. Üstelik de kitabı kimsecikler övmemiştir. Beri yandan Nietzsche, kitabını basacak yayınevi de bulamamış, onu kendi parasıyla bastırmak zorunda kalmıştır. (Sayfa 114)

1 numaralı halk düşmanı Al Capone on yıl süreyle Amerikalılar’ı titretmek üzere 1919’da Şikago’ya ayak bastığı vakit şöyle demiştir:

– Çiçeklere bayılırım. İster demet halinde, ister çelenk halinde, bütün çiçeklere biterim. (Sayfa 130)

Aktaran: Serdar Kocabaş

DİĞER YAZILAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir