Türkçeyi Kuranlar: İsmail Hakkî Bursevî

“Osmanlı’nın Dibacesi” olarak adlandırılan Bursa’da yaşayan nice gönlü güzel, salih zatlardan biri de İsmail Hakkî Bursevî hazretleridir. İsmail Hakkî, Bursa’ya muhacir olarak geldiği halde “Bursevî” ismini mahlas edinen ender şahsiyetlerdendir. Pek çok sıkıntılar da çekmesine rağmen Bursa’yı “Acem midir hayat-ı nev bulursa mürderler onda / Hakikat mazhar-ı envâr-ı Rûh-ı Kuds’dür Bursa” beytiyle övmüş ve ömrünün en verimli ve uzun yıllarını burada geçirmiştir. Kabri şerifi de Bursa Tuzpazarı semtindedir.

Ketebe Yayınlarının Türkçeyi Kuranlar projesi kapsamında basılan “İsmail Hakkî Bursevî” kitabı Bursevî’nin hayatı, eserleri ve 50 kadar şiirini kapsıyor. İsmail Hakkî hazretleri, Arapça ve Farsça dil bilgisi çok iyi olmasına rağmen şiirlerinde daha çok dil olarak Türkçeyi kullanmış ve tıpkı Yunus Emre (k.s.) gibi Türkçenin güzellikleriyle bizi başbaşa bırakmıştır.

Kendisi de Bursalı olan M. Murat Yurtseven tarafından hazırlan şiir seçkisi, Bursevî hazretlerinin müfessir ve bir mutasavvıf olduğu kadar güçlü bir şair olduğunu da kanıtlamaktadır. Seçkinin diğer bir özelliği ise 50 kadar manzumenin, İsmail Hakkî’nın daha önce yayımlanmamış şiirlerinden seçilmiş olması.

Birçok şiirde ikileme ve üçlemeler ile anlatımı kuvvetlendiren Bursevî hazretleri yalın ve etkili Türkçe ile şiirlerini kaleme almıştır.

Hayatı boyunca şiir yazmayı hiç bırakmamış olup manzumelerinin 10.000’den fazla olduğunu kendisi belirtmektedir. Şiir ve şairlikle ilgili olarak meşhur tefsiri Rûhu’l Beyân’da yeri geldikçe açıklamalar yapmıştır. Şiirin, kişiyi malayaniye götürmedikçe ve Allah’ın zikrinden alıkoymadıkça şiir okumanın ve yazmanın faydalarından söz etmiştir. Mananın şekilden önemli olduğunu ifade ederken özellikle bu konuda velilerin şiirlerini kastetmektedir.

Şiirlerinde daha çok tasavvufi konulara değinir. Fenafillah, Allah’ın isimlerinin tecellileri, insanın Allah’a karşı konumu, ayrılık ve vuslat, gafletin kulu Allah’tan uzaklaştırması, kalbin Allah’ın zamandan ve mekândan münezzeh olarak evi olduğu, irfan, tasavvufun esasları gibi konuları şiirlerinde o enfes üslubuyla işlemiştir.

 

Muhammet Raşit Güngör

 

Tadımlık Beyitler

Ermezse elim vuslata
Va fürkatâ va fürkatâ

Çıkmazsa yolum hazrete
Va hasretâ va hasretâ

***

Nice bir bîganesin Allahdan
Âşînâ ol âşînâ ol âşînâ

Bir haber al kul isen ol şâhdan
Âşînâ ol âşînâ ol âşînâ

***

Hudâ-yı kerimin işi ber-devam
Atâdır atâdır atâdır atâ

Kulun kârı tedbîr-î Hakk’a müdâm
Rızâdır rızâdır rızâdır rızâ

***

Gönül pâsın silmeye ağlar iken gülmeye
Ölmezden ön ölmeye gelin tevhîd edelim

***

Yüzün gül gibi arz etmese yârim
Solar âhir gider bâğ u bahârım
Cemâlinle geçe leyl ü nehârım
Celâlin perdesin ref’ eyle yâ Rab

***

Kıldın tecelli hâke sen
Verdin ona şekl-i hâsen
Şol âdemde bu cân u ten
Bâri Hudâ senden gelir

***

Müjden ile oldular gül-bâng-zen
Na’ra urdular anda merd ü zen
Hamdü li’llah buldu âlem düzen
Merhabâ yâ merhabâ yâ merhabâ

***

Gidip gamı c’an u tenin
Kalbe dolar aşkın senin
Akar gözü yaşı onun
Tâ bahr-i ummândan geçer

 

 

 

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Çaylak Hekim , 07/11/2018

    Türkçeyi Kuranlar projesi hakkında detaylı bir yazı olsa güzel olur inşallah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir