Mehmet Raşit’i de Kaybediyoruz!

Birkaç ay önce nişanlanan yazarımız Mehmet Raşit’le nişanlılık felsefesi, toplumsal hayatta bir nişanlı olarak yer almanın altında yatan gizli gerçekleri, nişanlılık ve sahiplenme duygusu arasındaki açıklanamayan bağın Türk şiirine dikey ve yatay etkileri ve dahasını konuştuk. Bu arada şunu da söylemeliyiz: Söyleşi esnasında Fernando Pessoa, Nietzche, Schopenhauer ve Pavese’yi hiç anmadık.

***

Edebifikir: Nişanlandığınız, evlilik hazırlığı yaptığınız söyleniyor, bu galiba bir söylenti, değil mi? Lütfen bunun asparagas olduğunu söyleyin!

Mehmet Raşit: Hislerinizi anlıyorum ama nişanlı olduğum bir gerçek.

Edebifikir: Ne gerek vardı, niye evleniyorsunuz?

Mehmet Raşit: Aslına bakacak olursanız, helâl lokma kazanmanın imkânsız hâle geldiği ahir zaman günlerinde evlenmek hiç de akıllıca bir şey değil. Dahası işin şahsî tarafı da var: Benimle tanışanlar “sakin, müşkülpesent, memnuniyetsiz, ukala” sıfatlarını kullanıyorlar benim için. Evlilik gibi insanı sosyal hayata daha çok sokan bir iş galiba bana göre değildi. Ama işte yaptığımız hangi iş makul, mantıklı ki?

Edebifikir: Nişanlandınız, evleniyorsunuz; mutlu musunuz peki?

Mehmet Raşit: Elbette değilim, mutlu olacak kadar salak birine mi benziyorum? Hem “mutluluk bir çocukluk hastalığıdır.” cümlesini Edebifikir çatısı altında kurmuştum diye hatırlıyorum. Bir de şu “Nasılsın?” sorusuyla muhatap olmaktan bîzârım. Bu dünyada “meşakkatin adını murad koymuşlar” dolayısıyla “Nasılsın?” sorusu seviyeyi düşürüyor, karşımda kişiyle konuşma isteğim azalıyor.

Edebifikir: Nişan alışverişi yaparken nasıl hissediyorsunuz?

Mehmet Raşit: Berbat! Düğünlerden ve nişanlardan nefret etmeye başladığımı söylemeliyim, lütfen bundan sonra kimse beni bu törenlere davet etmesin. Ben düğün ve nişan alışverişinin çoğunda kadınlara eşlik etmedim, galiba mobilya baktım sadece fakat buna rağmen bu alışverişlerin beni çok kötü hissettirdiğini söyleyebilirim. İnsanlar birçok şey satın alıyor, birçok şey düşünüyor evlilik için ama esas meseleleri pek düşündükleri yok.

Edebifikir: Nişanlandıktan sonra Mustafa Çolak’ı kâbusunuzda gördünüz mü?

Mehmet Raşit: Sanırım bir kere gördüm. O kadar çok rüya görüyorum ki… Bahadır’ı da gördüm. Rüya âlemi dehşet vericidir her zaman, bazen rüya görmeyeyim diye uyumazsın, bazen de rüya göreyim diye uyursun.

Edebifikir: Nişanlanmanın Türk şiirine etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mehmet Raşit: Eğer Bilal Can değilseniz, verem olmak ve nişanlanmak üretimi düşürür.

Edebifikir: Düğününüzde “semazen gösterisi” olacak mı?

Mehmet Raşit: Hayır, Allah korusun! Ama tek dert bu olsa… Düğün, cenaze gibi sosyal hadiselerin hiçbirisini Müslümanların göstereceği hassasiyetlerle göre yapmıyoruz. Herkeste böyle mi bilmiyorum, ben Müslümanların Müslümanlığından çok güç alırım, yardım alırım. Tanıdığım güzel Müslümanlar var, onların varlığından güç alırım. Mesela çocukluğumda babaannem gözyaşları içinde anlattıklarını hâlâ çok canlı hatırlarım, bir bakıma iman dediğimiz şey sanki benim için babaannemin gözyaşları olarak dünyamda müşahhas hâle gelmişti o zaman. Gördüğüm kadarıyla evlilik bu anlamda hiçbir fayda temin etmiyor, hatta tersine zarar veriyor. Aşiretten gelen, kırsal, geleneksel âdetlerle modern hayatın getirdiklerinin bir karmaşası olan şizofrenik bir vakıalar silsilesi olarak cereyan ediyor evlilik. Gündelik hayatında, kendi dünyasında/işlerinde mütevazı ve dindar olan kişinin evlilik gibi sosyal durumlarda gâvurdan farksız davranması beni hayli üzüyor. Anlıyorum niye öyle olduğunu ama anlamak istemiyorum açıkçası.

“Evleneceğim kız başörtülü olmalı” diyen erkekler görüyorum ama “Mutlaka namaz kılmalı” diyenine rastlamadım. Resmî nikâh / dinî nikâh meselesi de üzücü. İsmet özel bir yazısında -şimdi hangisiydi hatırlamıyorum- “Asıl sapıklık Müslümanların birbirine değil, bankaya güvenmelerindedir.” diyordu. Benzer bir durum nikâh meselesinde de var: Allah’ın huzurunda verdiği sözü tutmayan erkek, devletin huzurunda verdiği söze hassasiyet gösteriyor. Hep erkeklere taş atıyorum gibi bir durum oldu ama kadınlarımızın durumu daha fena. Türkiye’de 7 milyon şeker hastası var ve bu hastalık beslenmeyle ilgili. Kadınlarımız evimize, mutfağımıza sahip çıksa güzel olmaz mıydı? Türkiye’deki çalışan kadınlar dörtte üçü sosyal statü, itibar, dışarıda vakit geçirmek için çalışıyor. Türk milletinin yükselmesi için hedefler olsa belki de kadınlar bunun için çalışacak, hem toplumda itibarlı bir mevki elde edecek hem de harcadıkları enerji boşa gitmeyecek. Neyse… Daha devam etmeyeyim, Don Kişotça fikirler benimkisi. Bir tane müşterisi çıkmaz.

Edebifikir: Düğününüze Edebifikir okurunu davet ediyor musunuz?

Mehmet Raşit: Hayır, davet etmiyorum. Boşa vakit kaybetmesinler, düğüne geleceklerine kitap okusunlar, hizmet etsinler, bir insanın ihtiyacını görsünler, yazı yazsınlar, bir dertliye çay ısmarlayıp derdini dinlesinler. Normalde ben de gitmeyecektim ama ben gitmezsem düğün olmuyormuş.

DİĞER YAZILAR

11 Yorum

  • Talebe , 27/10/2019

    Peki ya “elhamdülillah” demeniz için “nasılsın” diyenler?

  • Levi , 21/10/2019

    Mehmet Raşit’ i kazanmışız esasında :)

  • fefesan , 20/10/2019

    Okuduğum en manidar röportaj! Kelimesi kelimesine fikir ve hislerine iştirak etsem de izdivaçlarını tebrik eder, hayırlı ve mübarek bir aile hayatı dilerim efendim…

  • layla , 19/08/2016

    hayırlısı

  • HİÇbiri , 18/08/2016

    Son sözün yüzümde bıraktığı anlamsız gülümseme. :) tebrik ederiz abi Allah mübarek etsin inşaallah :))

  • Mavideniz , 17/08/2016

    Gayet gerçekçi olmuş hoş .. düğünü nasıl yapacaksınız detayları alsak keşkee. Saygılar.

  • Zeynep K. , 12/08/2016

    Demek ki benim fikirlerim de Don Kişotçaymış. Çok şükür!
    Raşit abi alıcısı yok demişsiniz ama yanılıyorsunuz, anlaşabiliriz aslında. Bi Sulhi Ceylan kitabına anlaşırız gibime geliyor.

  • Kimliksiz ot , 01/08/2016

    ‘Rüya âlemi dehşet vericidir her zaman, bazen rüya görmeyeyim diye uyumazsın, bazen de rüya göreyim diye uyursun.’
    Çok doğru sayın yazar çok doğru…

  • Adsız , 01/08/2016

    Küçük bir tebessüm bırakalım buraya… :))) son söz etkileyici..

  • Yeşil kalem , 31/07/2016

    :)

    Allah mubarek etsin

  • kadıköy , 29/07/2016

    kaybettik!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir