Tambur Sesi

Şiir şairde kıvrandıkça
Takırdar dizlerim uzun duada
Bilgelik ve aptallığın ince çizgisi
Deniz, sonsuz ve kudret üçlemesi
Her üç algoritmaya dikilir bir üçgen
Ve bir üçgen hayatın en olmadık yerine
İndirilir hüzün doksan derece güneş yönüne
Buruşur elbet insan hiç sevilmedikçe
Güzellik bizatihi içimizde.

Birkaç kalemle çizilir kırmızı dolunay
Bir resim bir çocukla dansa başlar
Mevsimler sır düşü, sevgi senin ellerin
Eklemlerinden kesilmiş taze bir zamanın içindeyim
Nasıl desem, kırk yıldır içilmemiş çay kadar
Çizik gözlüklerle yaşar her kartpostal
Süzgeç süzgeç süzülünce insan

Doğu ve doğru işte bağlandı parmak uçlarım
Büyük umutlarım yahut yeni yaşım ve bir taşım
İbrahim’le devirdiklerim ve hiç kıyamadıklarım
Hiç anlattım mı sana yani mesela kendime
Aşık olunca taşları yüreğinde insanın

Kış ağırlaştı, şiir sızladı, fırlat istersen karanlıkları
Miyop gözlerim, hüküm ve düzenim, kavgadan miras madalyon çizgilerim
Her şey mutlak kaosa bir saat kala ve ince basamakta
Buyrun, elimdeki en değerli kaburga kemiğim
Belki bir ikindi vakti eski bir tambur sesi gibi zikredilirim.

Sinem Çağlancı

DİĞER YAZILAR

1 Yorum

  • Kurabiye , 20/12/2019

    Saat geç olduğu için şiiri okuyamadım.
    Oysa bir şiir her saat okunabilir olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir