Yürüyelim

Nerede kaldıysak oradan, kalmadıysak geçelim, bunun ve bunun ve bunların yanından
Utandığımızda, her üşüyüp utandığımızda, ayrı taraflardan yan yana gidelim
Bunların önemsiz olduğunu anlatan her dersten erkenden, oradan nerede kaldıysak
Bir tarihi kuzgunlara kaptırmadan, şimdiden, buradan, geniş anlamlı bir adımla
Ve zamanı çoğul bir yola getirip getirip bir nefesle yeniden başlatarak, nerede kaldıysak

İlk adımı sen at, ben senden sonra olayım, sonraya senden kalayım, sende kalayım
İlk adımın ilk adımım olsun, ilk adımımla tanınayım, sen o ilk adımı at yürüyelim
Nereden geldiysen geldin, nerede durduysan durdun, şimdi burada durmayalım
Bak bu koridor, bu ayaklarımıza yakışan toprak, sadece adımlarımıza bakarak, durmayalım
Sebebimsen, gel bu duranı koşturalım, susturalım bu durmadan sözün kalbini yoranı sebepsizsen

Yürüyelim, hangi mevsimden örüldüyse kelimelerimiz söyleyelim, bulutlara sağlam basarak
Yavaş yavaş küçülen ama bir noktada durmadan bekleyen, dünyayı bir nokta olarak kaydeden
Balkondan sarktığı kadar dünyaya eğilen bir göğün altında yalpalamadan durarak
Yani biraz yorularak da olsa, attığımız her adımda bir iz ya da bir anı gibi sendelemeyen
Karın yağdığını görünce artık neyi anlayacağını bilen, bilen ve bekleyen, yürüyelim.

İdris Ekinci

 

(Aşkar, 37. sayı, Ocak-Şubat-Mart 2016)
Resim: Josephine Grundy 

DİĞER YAZILAR

2 Yorum

  • Cüneyt , 03/11/2019

    Neredeydin İdris?

  • H* , 28/10/2019

    Çok zor cümleler…kurmaya korkacağım cümleler…gerçekliğinden korkulacak kadar güzel cümleler…hepsi biraz devrik biraz yarım kalmış…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir