Neden şiir okuyorsunuz?

Edebifikir, soruşturmaları bütün ataklığı ve canlılığıyla devam ediyor… Büyük Türk şiirini selamlıyoruz! 


Okul kitaplarının sıkıcı, boğucu dünyasından şiirle irtibat kurmamız mümkün olmuyor. Şiirin hayatımızdaki yeri, hiç şüphe yok ki devletin yerinden çok daha fazladır. Bize okullarda öğretilen o bilgilerin, şiirle hiçbir alakası olmadığını biliyoruz! Şiiri, bağımsız ve özgürce okumaya devam edeceğiz.

Edebifikir Soruşturma Dosyası:

“Neden şiir okuyorsunuz?

Şiirin, hayatınızın herhangi bir alanında, elle tutulur bir değişikliğe neden olduğunu düşünüyor musunuz?”

***

Ercan Yıldırım

Şiir, gerçek manada şiir, kişinin kendi tarihiyle milletinin, ülkesinin tarihinin kesişiminden meydana gelir.

Şiir insanın ne kadar değerli ve biricik olduğunu hissettirdiği için değerlidir. Aynen milletinin ve ülkesinin kıymeti gibi. Bu bakımdan şiir, hakikat ve sahiciliğin en sarih şekilde gösterilebildiği sahadır.

Şiirin başka sanat dallarından ayrılan yönü de “kurgu”ya dayanmamış olmasıdır. Kurgulanmış her şey özünde yapmacıklığı, hesabı kitabı gerektirir. Şiirin hesapla işi olmaz. Neyse odur. Şair, sahiden kim ise, şiiri odur. Şiir hakikatin en belirgin gösterenlerindendir. Şiir açıklanamaz. Çünkü şairin tözü ile şiir arasındaki mahrem sahaya ondan başka kimse nüfuz edemez. Ancak şiir hakikatin yönünü işaret edebilir.

Milletin tözünü, memleketin mayasını duraksamadan ve sorgulamadan şiirle algılayabiliriz. Şiirin özü ile milletin ve kişioğlunun ruhu denkleşebilir. Bu zaman ile de ilgili bir şey.

Zamanın ruhu ile şairin ruhu, hakikat uyuşabilir mi? Uyuşmaz. Uyuştuğu yerde sahicilik olmaz. Sahiciliğin zedelendiği zeminde şiirden bahsetmek mümkün değildir. Bugün şairlerin zamanın ruhu ile uzlaşmadıklarına dair şiir yazmalarına bakmayın. Öyle olsaydı zamanın ruhunu bu şiirlerde görmezdik. O dili bu şiirlerden okumazdık. Hakikat ve sahicilik şüphemiz doğmazdı. Şiir herkesleşmeyi engellerdi. Şair, okur, millet ve ülke olarak biriciklik kaygımız kaldı mı? Ego ile biriciklik taban tabana zıttır. Egodan hakikat doğmaz.

Şiir sahiciliği ile hakikatin yönüne doğru yönlenir. Tabii ki biricikliğinin farkına varmış kişi ve milletle.

Hasan Yasin Altıner

Şiir okuyorum çünkü bilgiye çok benzeyen bir tortu bırakıyor dimağımda. Ama bu bilgicik birikintisinin gündelik yaşamın herhangi bir aşamasında değişikliğe neden olacak bir kudreti olduğunu sanmam.

Arif Burun

Şiir dildir. Kelimeler, kelimeler arası uyum, anlam ve daha fazlasıdır. Düşünme, anlama ve konuşma biçimidir. Ve söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama gerçekten çok etkili ve köklü bir yöntemdir. Ben şiirle daha iyi düşünüyor, anlıyor ve konuşuyorum.

Şiir için bir kaçış, bir güzellik arayışı, bir anlam arayışı… Ne dersek diyelim aslında elle tutulamayan bir şeylerden bahsediyoruzdur.

Bekir Salih Yaman

Kendimi dinlemek ve kendimi iyi hissetmek için şiir okuyorum. Şiirin hayatimi daha belirgin bir şekilde değiştirdiğini söyleyebilirim

Besim Altunöz

Şiir sanki kendiliğinde yürekte, akılda, bünyede oluşan bir ihtiyaçtır. Bir zaman şiir okumazsam ihtiyacını hissederim çay gibi sigara gibi.
Somut bir tesir ne olabilir ki hayatımızı estetize ediyor ruhumuzu okşuyor, hüzünlendiriyor, kırıyor, incitiyor, toparlıyor, ferahlatıyor ve hatırlatıyor. Daha ne olsun…

Ali Demiryürek

Kalbi tazeleyici geliyor bana ve açıkçası çok zaman hayatla ilgili düşündüğüm ve bana özgü olduğunu zannettiğim ayrıntılarda yalnız olmadığımı hissettirmesi hoşuma gidiyor. Açken okumayı tercih ediyorum; şiir okumak böyle bir ihtiyaç halini alınca, onu doyurmak mutlu ediyor.

Somut bir tesirden bahsetmek istersek de hayatta sosyal ilişki kurduğum dostlar oluşuyor. Şiir kafasında olan adamla iki lafın beli kırılabiliyor.

Abdussamed Geçer

Ara ara tıkanan damarlar vardır insan zihninde. Bu damarları açmak için şiir okunur. Bu iş de genelde geceleri yapılır. Gecelere güzellik katar şiir, gecenin ölüm kokusunu kazır zihinden. Kafanda bir düşünce birikmiştir, kıvranır durursun, bina etmeye çalışırsın o düşünceyi. Her şeyi tamam etsen de bir şey eksik kalır; şiirdir o da. Bina ettiğin şeyin tepesine bir dize gelir, konar. Her şey tas tamamdır o anda. Şiir biraz böyledir benim için.

Bilal Can

Şiir bizde özlenen bir şeylere değiyor. Özlediğimiz fakat ulaşamadığımız, ulaşsak bile hâlihazırda bir kavrama sığdıramadığımız anlamlara işaret ediyor. Şiir diyorsak bunu öyle çiçekli böcekli şeylere atıf yapan sözler değil, bıçak gibi bizi yaralayacak şeylerden bahsediyoruz. Şiir vurmalı, bunun üzerine çok şeyler söylenebilir. Vuruş biçimi bizi kendimize getirecek biçimde enteresan olmalı. Şiirin bizi vurması, bizde bir farkındalığı uyandırır. Hakikati elde etme biçimlerinden bir biçim olarak görürüz şiiri. İnsanın zapt olduğu, kilitlendiği kapılar arasında ruhunun iz düşümü nereye düşer onu hissedebilmek için şiir deriz ve saldırırız şiire.

Sevil Kuzu

Âşıksanız şiir okursunuz daha çok âşık olursunuz. Arakan kahrediyorsa sizi bir derdiniz var demektir ve yine şiir okursunuz. Sonra her Müslüman halk için ayrı ayrı dua eder, hacet kılarsınız. İşte şiiri ben bu sebeplerle okurum. Ve evet yine bir derdiniz varsa ancak o zaman şiir elle tutulur bir değişiklik demektir, ama derdiniz yoksa Sezai Karakoç okusanız bile yok, o şiir size hiç dokunmaz.

Mustafa Çolak

İş yerinde yan masada oturan arkadaşıma misafire gelen ve benim masama oturan birini, o masanın benim olduğunu söyleyerek oturduğu yerden kaldırıp rahatsız etmemek adına masaların arasından geçtim. Sandalyenin arkasından dolanıp asılı olan ceketimin cebinden sigaramı alıp dışarı çıktım ve on – on beş dakika dışarıda oyalandım. Daha sonrasında misafirini yolcu eden arkadaşım bana sordu: “Yahu bir sigaranı almak için neden bu kadar zahmete girdin? Söyleseydin kalkardı” dedi. Ayda yılda bir misafiri geldiğini ve rahatsız etmek istemediğimi söyledim. Bunu değerli çalışma arkadaşım anlamamış ve bana gülmüştü. Çünkü kendisi şiir okumazdı.

Şiir okuyan insanları bilardo ustalarına benzetirim: İnce görürler. Ancak şiir, tüm alanlarda hayatımı negatif yönde etkiliyor desem yalan olmaz. Az önce verdiğim örnekteki gibi ince ruhluluk hiçbir yerde işe yaramaz. Kadınlar bile artık şiire değil paraya bakar olmuş. Bir mendilin neden kanadığı kimsenin umurunda değil ve ben kimse değilim. Sanırım bu yüzden ısrarla şiir okuyorum.

Ömer Ertürk

Ben kendimle bir hesaplaşma içindeyim. Sürekli kendimi vurma isteği duruyor içimde. Ölmeyi değil; ama ölü hissetmeyi istiyorum. Bu yüzden şiir okuyorum. Çünkü bazı şiirler beni gerçekten vuruyor. Ve gerçekten o şiirleri ben yazmadığım için kendimi ölü hissediyorum.

Önceden canım acıdığında, canımın acısı geçinceye kadar o acıyı tadardım. Ama şiirle uğraşmaya başladıktan sonra bir canım olduğu sürece canımın yanacağını anladım. Evet bütün değişiklik bu. Bir de şiir yazma konusundaki ısrarım da Sezai Karakoç’un; “öyle bir isyan şiiri var ki, ben onu yakalayacağım.” cümlesidir

Salih Demirhan

Şiir çoğu zaman acıları bir nebze olsun dindirmek için okunur ama daha şiir okuyup acısını dindiren görülmemiştir herhalde. Şiir acıdır, acıtır.

 

Fotoğraf: Onur Peyk

DİĞER YAZILAR

4 Yorum

  • Tuncel Ergün , 21/10/2013

    Veremediğimiz hesapların peşinde olduğumuz sürece hem yazarız hem okuruz. Onu aramaktayız. Bulan şanslı kişilerin zaten ne şiire ihtiyacı vardır ne de başka bir şeye. Yazıyorum çünkü aramaktayım…

  • Oğuzhan , 07/10/2013

    Duyguları yansıtmanın en iyi yoludur şiir . Okunan her şiirde insan kendinden bir parça bulur her okuyuşta da farklı anlamlar çıkarır kendine . Şiir insana bir derinlik bir ahenk katar , hülyalara daldırır , alıp götürür adeta başka diyarlara , bir hoş hisseder kendini şiir okuyan . Tadına varan bırakamaz şiiri zaten bir süre sonra da okumak yetmez artık yazası gelir insanın.

  • meftun muhteris , 22/09/2013

    salih demirhan’ın dediği gibi şiir acıdır,acıtır.! O yüzden okuruz.Acıyı seven,dertlileriz biz.

  • Eksik Amip , 24/01/2013

    Şair milletiz yazarız biz. Okumakta neymiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir